YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9565
KARAR NO : 2012/9284
KARAR TARİHİ : 28.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, ay ve günü saklı kalmak kaydı ile Adapazarı … Fabrikası kayıtlarından saptanarak sigortalılığının 1997 olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde yetki yönünden davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekilince süresi dışında temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Mudurnu Asliye Hukuk Mahkemesi, davalı Kurum vekilinin, 21.6.2011 tarihinde yüzüne karşı tefhim edilen kararı, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8. maddesi hükmüne göre 8 günlük sürede temyiz etmediği gerekçesiyle HUMK’unun 432.maddesinin 4.fıkrası uyarınca 10.8.2011 tarihli Ek Kararı ile temyiz isteminin reddine karar vermiştir.
Davalı Kurum vekili, 7.9.2011 tarihinde tebliğ edilen temyiz talebinin reddine dair ek kararı, 14.9.2011 tarihinde süresinde temyiz etmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aynı kural H.U.M.K.’nun 389. maddesinde tekrarlanmış; keza yine aynı Kanunun 381. maddesinde “kararın tefhimi en az 388. maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması suretiyle olur” hükmüne yer verilmiştir.
Yerel Mahkemenin tefhim ettiği kısa karar, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. maddesindeki unsurları içerir biçimde yapılmadığından Yasa’da öngörülen 8 günlük temyiz süresinin geçtiğinden sözedilemez. Hal böyle olunca, davalı Kurum vekilinin avukatlık ücreti yönünden hükmü süresinde temyiz ettiği anlaşıldığından Mudurnu Asliye Hukuk Mahkemesinin, temyiz isteminin reddine ilişkin 10.08.2011 tarihli ek kararının bozularak kaldırılması ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432/son maddesi gereğince asıl hükmün temyizini amaçlayan temyiz itirazlarının incelenmesi gerekir.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
3-Dava, tarım … sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava dilekçesinin yetki yönünden reddi ile dava dosyasının yetkili ve görevli Adapazarı İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nunun 164/1.maddesine göre avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade etmektedir. Kanun’un 169.maddesine göre yargı mercilerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, avukatlık ücret tarifesinde yazılı miktardan az ve üç katından fazla olamaz.
Somut olayda, delillerin toplanmasına ilişkin ara karar gereği yerine getirilmeden yetkisizlik kararı verilmesi nedeniyle davalı Kurum yararına ½ oranında 600,00 TL avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, avukatlık ücreti yönünden düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasına ( 5. ) bent olarak,
“5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 600,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma ödenmesine, ” rakam ve sözcüklerinin eklenmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 28.05.2012 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.