Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/10090 E. 2013/16010 K. 17.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10090
KARAR NO : 2013/16010
KARAR TARİHİ : 17.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

K A R A R

Davacı vekili ile davalılar vekile 16.05.2013 tarihli dilekçeler ile temyiz istemlerinden 12.04.2013 ve 16.04.2013 tarihinde feragat ettikleri halde Dairemizin 18.04.2013 gün 2012/24159E, 2013/7828K sayılı kararı ile temyiz itirazlarının reddolunarak hükmün onanmasına karar verildiğinden bahisle maddi hatanın giderilmesini istemiştir.
İş Mahkemeleri Kanununun 8/3. maddesi gereğince İş Mahkemelerinden verilen kararlara ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalıdır. Ancak; Yargıtay onama ya da bozma kararlarında açıkça maddi hatanın bulunduğu hallerde, dosyanın yeniden incelenmesi mümkündür. Zira maddi yanılgıya dayalı olarak verilmiş onama ya da bozma kararları ile hatalı biçimde hak sahibi olmak, evrensel hukukun temel ilkelerine ters düştüğünden karşı taraf yararına sonuç doğurmamalıdır. Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır.
Maddi yanılgı kavramından amaç; Hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta yanılgı olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa, inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin Kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesinin zorunlu olduğu açık yanılgılardır.
Uygulamada zaman zaman görüldüğü gibi, Yargıtay denetimi sırasında, uyuşmazlık konusuna ilişkin maddi olgularda, davanın taraflarında, uyuşmazlık sürecinde, uyuşmazlığa esas başlangıç ve bitim tarihlerinde, zarar hesaplarına ait rakam ve olgularda ve bunlara benzer durumlarda; yanlış algılanma sonucu, açık ve belirgin yanlışlıklar yapılması mümkündür. Bu tür açık hatalarda ısrar edilmesi ve maddi gerçeğin göz ardı yapılması, yargıya duyulan güven ve saygınlığı sarsacağı gibi, Adalete olan inancı ortadan kaldırır ve yok eder.
Bu nedenledir ki; Yargıtay; bu güne değin maddi yanılgının belirlendiği durumlarda soruna müdahale etmiş baştan yapılmış açık maddi yanlışlığın düzeltmesini kabul etmiştir. Kaldı ki kimi açık maddi yanılgıya dayalı ve yanlışlığı son derece belirgin haksız ve adaletsiz sonuçların giderilmesi kamu düzeni açısından zorunludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2002/10-895E ve 2002/838K, 2003/21-425E ve 2003/441K sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Davacı ile davalı tarafın temyiz istemlerinden 12 ve 14 Nisan 2013 tarihli dilekçeleri ile feragat ettikleri, ne var ki bu dilekçelerin 25.04 2013 tarihinde dairemize gelmesi nedeniyle temyiz incelemesi sırasında değerlendirilmediği ve işin esasına girilerek yapılan inceleme sonunda tarafların temyiz itirazları reddolunarak yerel mahkeme kararının onanmasına karar verildiği, Dairemiz kararının ve dosyanın incelenmesinden anlaşılmıştır. Hal böyle olunca da Dairemiz ilamının: tarafların temyiz istemlerinden feragat ettiklerine ilişkin dilekçelerinin değerlendirilmemesi nedeniyle maddi yanılgıya dayalı olduğu ve düzeltilmesinin gerektiği açık ve seçiktir.
SONUÇ: 1-Yukarıda açıklanan nedenlerle maddi hataya dayalı olduğu anlaşılan Dairemizin 18.04.2013 gün 2012/24159E, 2013/7828K sayılı onama kararının kaldırılmasına,
2-Taraflar arasındaki iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle talep olunan maddi ve manevi tazminat istemine dair, Mahkemece verilen 23.11.2012 tarihli karar, davacı ve davalı taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiş olup, bilahare anlaşmaları üzerine, davacı asilin ve vekaletnamesindeki yetkisine binaen davalılar vekilinin temyiz talebinden feragat etmiş bulunduğu anlaşıldığından, davalılar vekili ile davacı vekilinin vaki temyiz taleplerinin, feragat nedeniyle REDDİNE, temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 17/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.