Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/10155 E. 2013/16911 K. 24.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10155
KARAR NO : 2013/16911
KARAR TARİHİ : 24.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, borçlu olmadıklarının tespitiyle haciz kararı işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, … Temizlik Hizmetleri ve Gıda Maddeleri Ticaret Limited Şirketine hissedar iken, hisselerini devreden davacıların, hisselerin devriden sonra doğan 2007 yılı 7 ila 12. aylara ve 2008 yılı 1 ile 2. aylara ait primlerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile mallarına ve hesaplarına konulan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, 17.09.2009 tarihinde dava konusu borcun tahsil edildiği, tahsilatın davacı … ve …’dan yapıldığı, bu duruma göre davanın kısmen kabulü ile; davalı kurum tarafından 2007/20346 icra no’su ile yapılan takip nedeniyle davacılardan … ve …’ın borçlu olmadıklarının tespitine, diğer davacılar yönünden davanın reddine, borç ödenmiş ve haciz işlemi kaldırıldığından davacının hacizlerin kaldırılması talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HMK’nın 297/2. maddesine göre; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Davalı vekili, 09.09.2009 tarihli cevap dilekçesinde, davanın reddi yanında, 6183 sayılı Kanunun 58/5. maddesi uyarınca Kurum alacağının % 10’u oranında haksız çıkma tazminatına da hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece davacının bu talebi ile ilgili olumlu veya olumsuz herhangi bir hüküm kurulmamıştır. Bu nedenle, karar davalı Kurum vekili tarafından aynı zamanda %10 oranındaki haksız çıkma tazminatına karar verilmemesi nedeniyle de temyiz edilmiştir.

Davanın yasal dayanağını 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 58. maddesi oluşturmaktadır. Ödeme emrinin iptali istemine ilişkin olarak anılan maddeye dayalı açılacak dava “menfi tespit” niteliğinde olup, “böyle bir borcu olmadığı” veya “kısmen ödendiği” veya “zamanaşımına uğradığı” iddiaları dışında başka bir itiraz nedeni ileri sürülemeyecektir.
6183 sayılı Kanun’un 58. maddesinin 5. fıkrasında; itirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın reddolunduğu miktardaki amme alacağının %10 zamlı olarak tahsil edileceği düzenlenmiştir.
Dava açıldıktan sonra, 17.09.2009 tarihinde borcun ödenmesi ve buna bağlı olarak Kurumca haczin kaldırılması karşısında, davalının kamu alacağının % 10’u oranında haksız çıkma tazminatı talebi yerindedir.
Bu nedenle, davanın açıldığı tarihte Kurum alacağından sorumluluğu olan kişilerin tespit edilerek, bu kişilerin 6183 sayılı Kanunun 58/5. maddesi uyarınca Kurum alacağının % 10’u oranında haksız çıkma tazminatından sorumlu olduğuna hükmetmek gerekirken, davalının bu talebi ile ilgili olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmaması hatalı olmuştur.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.