YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10382
KARAR NO : 2013/16174
KARAR TARİHİ : 19.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı işverenin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarınnı reddi gerekmiştir.
2-Dava iş kazası sonucu ölen sigortalının eş,çocuk anne ve babanın maddi ve manevi kardeşlerinin ise manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı eş … yönünden 53.804.63 TL maddi,35.000 TL manevi ,çocukları … yönünden 2.758.07 TL maddi 25.000 TL manevi ,… yönünden 5.758 TL maddi 25.000 TL manevi ,anne Selvinaz yönünden 25.000 TL manevi ,baba Necati yönünden 10.000 TL manevi kardeş … yönünden 5.000. TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacılar murisinin 22.9.2008 tarihinde gerçekleşen iş kazasında öldüğü alınan kusur raporuna göre kazanın gerçekleşmesinde davalı işverenin %100 oranında kusurlu olduğu kazalı sigortalı Barış Kalay’ın ise kusursuz olduğu anlaşılmaktadır.
Davacıların maddi tazminata ilişkin istemleri nitelikçe Kurumca ve işverence karşılanmayan zararın giderilmesine yöneliktir. Bu nedenle, mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerler ve varsa davalı işverenin dava dışı ödediği miktarların belirlenen zarardan indirilmesinde yasal zorunluluk olduğu açıktır. Bu bakımdan davacıların maddi zararlarının belirlenmesinde Kurum tarafından bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerlerinin indirilmesi yanında ,davacı yanın davalı işverenin sigorta şirketi olan Güneş Sigorta A.Ş aleyhine açtığı Bandırma 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/280 E,2012/140 K sayılı dosyası ile kesinleşen tazminat miktarının da belirlenen maddi tazminatlardan düşülmesi gerektiği açıkça ortadadır.
Öte yandan; BK’nun 47 maddesinde hâkimin, bedensel bütünlüğün zedelenmesi halinde olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Olayın özelliklerinin neler olduğu konu ile ilgili 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebileceğinden hâkimin kararında bunları objektif ölçülere göre göstermesi gerekir. Manevi tazminatın miktarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilecek manevi tazminat tutarının uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletici nitelikte olması, zarara uğrayanda bir huzur duygusu oluşturmalı,niteliği gereği bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinerek zarar uğrayan için bir zenginleşme aracı olmamalıdır.Bu ilkeler gözetildiğinde davacı anne Selvinaz yönünden hükmedilen manevi tazminat bir miktar fazladır.
Yapılacak İş;mahkemece belirlenen maddi tazminatlardan Bandırma 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/280 E,2012/140 K sayılı dosyası ile kesinleşen davacı eş … yönünden hükmedilen 10.000 Tl ,davacı çoçuk … yönünden hükmedilen 5.000 Tl ve davacı … yönünden hükmedilen 5.000 TL nin düşülerek maddi tazminatların belirlenmesi ve davacı anne Selvinaz yönünden ise uygun bir manevi tazminata hükmedilmesinden ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı işvererinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 19/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.