YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10388
KARAR NO : 2013/18260
KARAR TARİHİ : 08.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının bakiye maddi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 474.932,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 16.06.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; taraflar arasında kesinleşen Kahramanmaraş İş Mahkemesi’nin 2009/307 esas 2012/589 karar sayılı dosyasında iş kazası sonucu davacının sürekli iş göremezlik oranının % 100 olduğu ve yardıma muhtaç durumda olduğunun belirtildiği, … Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, olayın meydana gelmesinde, davacı işçinin % 10, davalı işveren şirketin % 75, dava dışı fabrika müdürünün % 5, dava dışı kamyon şoförünün % 10 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği, hükme esas 18.09.2012 tarihli bilirkişi hesap raporunda asgari ücretin neti üzerinden sürekli iş göremezlik zararı ile asgari ücretin brütü üzerinden bakıcı gideri hesaplanarak davacının toplam 484.932,13 TL maddi tazminat alacağının bulunduğunun tespit edildiği, mahkemece 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline dair verilen kararın Dairemizce onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davanın bu yönüyle yasal dayanağını, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununu oluşturmaktadır. Kanunun 55. maddesinde, “ Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.”hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 2. maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır”. 6098 sayılı Kanunun 55. maddesi de kamu düzenine ilişkin emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır.
Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda; kazalının birinci derece yakınlarının da kendisine bakma yükümlülüğü olduğu, hayatın olağan akışına göre yaşamının bir döneminde yakınlarının yardımından faydalanacağı, bu nedenlerle bakıcı giderlerine ilişkin zarar miktarından hakkaniyet indirimi yapılabilmesinin mümkün olduğu gözetilerek, bilirkişi hesap raporunda tespit edilen bakıcı giderlerine ilişkin zarar miktarı üzerinden hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı tarafın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 08/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.