Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/10707 E. 2013/18969 K. 22.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10707
KARAR NO : 2013/18969
KARAR TARİHİ : 22.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVACILAR : …

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekillerince temyiz edilmesi ve … Ltd.Şti. vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının iş kazasından vefatı nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davacı eş yönünden 210.99,82 TL maddi ve 35.000,00 TL manevi tazminatın, davacı çocuk … yönünden 60.559,45 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın, davacı çocuk … yönünden 17.143,07 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın, davacı çocuk … yönünden 10.564,83 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.04.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan dayanışmalı olarak tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; 20.04.2011 tarihindeki zararlandırıcı sigorta olayının Kurum tarafından iş kazası sayıldığı, hükme esas kusur raporunda iş kazasının oluşumunda davacılar murisinin kusurunun bulunmadığının belirtildiği, bilirkişi hesap raporunda Kurum’un davacılara iş kazası sigorta kolundan yaptığı ödemelerin hesaplanan tazminattan tenzil edilmediği, Mahkemece Kurum tahsislerinin davacılar murisinin kusuru bulunmadığı gerekçesi ile maddi tazminat miktarlarından tenzil edilmeden sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davaya konu zararlandırıcı olayın iş kazası olduğu tartışma konusu değildir. Tartışma konusu olan öncelikli hususlar Kurumun iş kazası sigorta kolundan davacılara yaptığı ödemelerin hesaplanan maddi tazminatlardan tenzil edilmeden neticeye varılmasının doğru olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
… Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan bir gelirin bulunup bulunmadığının tespiti ile haksahiplerine iş kazası sigorta kolundan bağlanan bir gelir var ise bunun ilk peşin sermaye değerlerinin B.K’nun 55.maddesi de gözetilerek rücuya tabi kısmının hesaplanan tazminattan tenzili gerekir. Ancak B.K’nun 55.maddesi kapsamında Kurumun davacılara yaptığı ve rücu edilemeyen bir ödeme var ise, bu ödeme hesaplanan tazminattan tenzil edilemez. Bu açıklamalar kapsamında Kurumun davacılara yaptığı ödemelerin rücuya tabi ödemeler olduğunun anlaşılmasına göre davacılar için hesaplanan maddi tazminatlardan Kurumun yaptığı tahsislerin tenzil edilmeden mükerrer tahsile neden olacak şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yapılacak iş; Maddi tazminat davaları bakımından, Kurumca davacılara iş kazası sigorta kolundan bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerini Kurumdan öğrenmek, davacılar murisinin somut olayda hiç kusurunun olmamasına göre Kurum tahsislerinin tamamını hesaplanan tazminatlardan tenzil ederek çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 22/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.