YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11692
KARAR NO : 2013/16178
KARAR TARİHİ : 19.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/10/1992-01/05/2003 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalılığının tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, Kurum kayıtlarına … olarak geçen ad ve soyadının … olarak düzeltilmesini ve 01.10.1992-01.05.2003 tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigortalılığının tesbiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptalini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile SGK kayıtlarında … olarak geçmiş olan davacı isminin … olarak düzeltilmesine ve davacının 1.10.1992-1.5.2003 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmiştir
Toplanan delillerden SGK kayıtlarında … olarak geçen çalışmaların davacıya ait olduğunun ve davacının Kurum kayıtlarındaki … olan ad ve soyadının nufüs kayıtlarına uygun olarak … olarak düzeltilmesine karar verilmesi doğrudur. Ancak davacının isteğe bağlı sigortalılığının 1.10.1992-1.5.2005 tarihleri arasında geçerli olduğu yolundaki kararına gelince;
506 sayılı Yasa’nın Geçici 85. maddesinde; – (Ek madde: 09/04/2003 – 4842 S.K./34. md.) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce; a) İsteğe bağlı sigortalı olanların sigortalılıklarının devamında, b) İsteğe bağlı sigortaya müracaatta bulunanların sigortalılıklarının kabulünde, 85 inci maddenin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) alt bendi hükümleri uygulanmaz. C) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce isteğe bağlı sigortalı olup, Kuruma prim borcu bulunanlar bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde prim borçlarını gecikme zammı ile birlikte ödemeleri halinde sigortalılıkları devam eder, ancak bu süre içinde borcun ödenmeyen kısmına ait süreler hizmetten sayılmaz, hükmü düzenlenmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının ve Kurumun 12.6.2013 tarihli yazı içeriğinden 4958 sayılı Yasanın gecici 1.maddesi K bendi uyarınca davacının 15.9.2003 tarihinde yapılandırma talebinde bulunarak yapılan yapılandırma işlemi ile 1992/10.dönemden 2003/1,2,4,5,6.aylara ilişkin isteğe bağlı prim ve geçikme zamlarını yapılandırıldığı, davacının yapılandırma kapsamında 2003 yılında ödediği toplam 1.156.00 TL prim ödemelerinin cari ay primleri dışında 1992/10 ay ile 1998/1ve2.aylara ilişkin prim borçlarına karşılık geldiği, davacının yapılandırmasının yapılandırma ve devam eden isteğe bağlı cari ay primlerini paralel olarak 3 ay ard arda ödeme şartını 1.1.2004 tarihi itibariyle yerine getirmediğinden isteğe bağlı sigortalılığının durdurularak yapılandımasının da yapılandırma kapsamında ödediği primler karşılığı en eski tarihli borcundan başlamak üzere mahsup edilerek iptal edildiği davacının 30.11.2003 tarihine kadar ödediği isteğe bağlı cari ay primleri yapılandırma dışında kalan 2003/7.ve 8.ay 29.12.2003 tarihinde son ödediği yapılandırma priminin mahsup edildikten sonra 1.10.1992-28.2.1998 tarihleri arasındaki sigortalılık sürelerini kapsadığının bildirildiği görülmektedir. Görüldüğü üzere davacının 2003 yılı itibariyle yapılandırması sona ermiş olup bundan sonrası için prim ödeme hakkı bulunmamaktadır. Nitekim Dairemizin 13.10.2008 gün ve 2007/21099 E,2008/15707 K sayılı bozma ilamında bu husus vurgulanmış mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmiştir.
Mahkemece yapılacak iş; 4842 sayılı Yasa’yla 506 sayılı Yasa’ya eklenen 506 sayılı Yasa’nın geçici 85. maddesince, davacının 01.05.2003 tarihinden itibaren 6 ay içinde 01.11.2003 tarihine kadar primi ödenen günlerin karşılığı olan süreleri isteğe bağlı sigortalılık süresinden kabul edip, 01.11.2003 tarihi itibariyle primi ödenmeyen diğer günlere yönelik talebin reddine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.