YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13165
KARAR NO : 2013/17179
KARAR TARİHİ : 26.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kesilen yetim aylığının tekrar bağlanmasına, biriken aylıkların faiziyle tahsiline aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, 5510 sayılı Kanunun 56/2 fıkrası uyarınca kesilen ölüm aylığının kesilme tarihi itibarıyla yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak istemin kabulüne karar verilmiştir.
Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56. maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96. madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.
Dosya içerindeki kayıt ve belgelerden, kurum tarafından düzenlenen 7.1.2010 tarihli müfettiş raporu ile, davacı ve boşandığı eşinin birlikte yaşadığının dinlenen tanıklar ve adres bildirim formu ile sabit olduğu, rapora esas alınan belgelerin mahkemece tespit edildiği gibi, muhtar ve azaların dinlenildiği, azalardan … davacı ve eşinin birlikte yaşadığını belirttiği, öte yandan yapılan adres araştırması (nüfus kayıt örneği ve zabıta araştırması), doğalgaz abonelikleri ve mahallinde yapılan keşiften de anlaşılacağı üzere davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının sabit olduğu anlaşılmaktadır.
Müfettiş raporları aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerdir. Aksinin ancak eş değer belgelerle ispatlanması gerekir. Kaldı ki zabıta araştırması ve Nüfus Müdürlüğü’nden alınan yerleşim yeri bilgisi, keşif ve tanık beyanları ile de davacı ve boşandığı eşinin eylemli olarak birlikte yaşadığı ortadadır.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin davanın reddi yerine yazılı biçimde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.