YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13180
KARAR NO : 2013/17165
KARAR TARİHİ : 26.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 9000 iş gününü tamamlaması nedeniyle, emekli olması gerektiğinin tespitiyle, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
Dava, davacının tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren 1479 sayılı Yasa uyarınca yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının yasal emeklilik şartlarını tamamladığı anlaşılmakla, tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 1.11.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 1.10.1985-17.8.1989 tarihleri arasında zorunlu, 28.4.1999-devam şeklinde ise isteğe bağlı bağ-kur sigortalısı olduğu, 1.10.1985-1.7.1986, 1.7.1986-31.12.1988 tarihleri arasında vergi kaydının, 4.11.1985-21.8.1989 tarihleri arasında oda kaydının, 4.11.1985-17.8.1989 tarihleri arasında sicil kaydının bulunduğu (ticaret odasındaki kayıt 4.1.1994 tarihine kadar devam ederken kurumca yapılan inceleme neticesinde 17.8.1989 tarihinde bittiğinin tespit edildiği ve sigortalılık süresinin de buna göre güncellendiği), 8.11.1994-25.2.1999 tarihleri arasında toplam 1348 gün SSK’lı çalışmalarının bulunduğu ve 1.11.2010 tarihi itibari ile bağ-kur’dan yaşlılık aylığı bağlanması için Kuruma tahsis talebinde bulunduğu ancak 9000 gün iş günü dolmadığından talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık davacının primlerini ödediğini iddia ettiği 17.8.1989-4.1.1994 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
Davacı, meslek kuruluş ve vergi kaydı bulunmayan ve Kurumca sigortalılığa esas alınmayan 17.8.1989-4.1.1994 tarihleri arasındaki prim borcunu ödediğini belirtmiş olup, bu döneme ilişkin davacının düzenli prim ödemesi yok ise de, Kurum bu döneme ilişkin primleri 3780 sayılı Af yasası ile tahsil ettiği sabittir. Davacının 3780 sayılı Af Yasasının geçici 8. Maddesi uyarınca prim borçlarını bağ-kur sigortalılığının kurumca sonlandırıldığı 17.8.1989 tarihinden 31.12.1991 tarihine kadar ödediği sabit olup, bu sürelerde bağ-kur sigortalısı kabul edilmesi gerekecektir. Aksi MK 2 maddesinde ifadesini bulan objektif iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacaktır.
O halde, zorunlu bağ-kur sigortalılığı 31.12.1991 tarihi itibari ile sona eren davacının, 3780 sayılı Yasaya dayanarak yapmış olduğu ödemeler kapsamında, zorunlu sigortalılık dönemine ait prim ve gecikme zammı borcu dışında Kuruma prim ödemesinin varlığının saptanması halinde bu olgu davacının isteğe bağlı sigortalı olma iradesinin ortaya koyacağından işbu ödeme tarihinden başlayarak gerek 3780 sayılı Yasaya dayanılarak gerekse sonradan iradi olarak primlerin karşılığı olan süre gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak sureti ile saptanarak, anılan bu dönemin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.