YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13677
KARAR NO : 2013/20541
KARAR TARİHİ : 12.11.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminat ile tedavi giderinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalıya ait sebze ekimi yapılan arazide çapalama işinde çalışırken iş kazası geçirdiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkemece; 1.204,29 TL tedavi gideri, 1.205,76 TL maddi tazminat ve 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İşçilik sıfatının ortaya konulması İş Mahkemesinin görevini belirlemek bakımından önem arzetmektedir. Ücret, emek ve bağımlılık hizmet sözleşmesinin belirleyici unsurlarındandır (TBK m. 393). İşçi emeğini işverenin talimatları doğrultusunda (bağımlılık) sunan ve karşılığında ücret alan kişidir. Hizmet sözleşmesini öteki iş görme sözleşmelerinden ayıran en önemli özellik, işçinin işverene bağımlı olarak işgörmesidir. İşverene bağımlı olarak çalışan işçi, işverenin gözetimi altında çalışması nedeniyle edim sonucundan sorumlu değildir. Bağımlılığın olmadığı durumda iş gören, kendi ediminin ifa tarzını serbestçe belirleyeceği için edim sonucundan sorumlu olur. İş görenin edim sonucundan sorumlu olması halinde artık hizmet sözleşmesinden sözetmek mümkün değildir. Davaya konu davalıya ait arazideki birkaç günlük çapalama işinin arızi olarak ortaya çıkan ve süreklilik arzetmeyen çalışmayı gerektirmesine göre taraflar arasındaki hukuki ilişki hizmet aktine dayanmayan bir iş görme sözleşmesi olup, uyuşmazlık genel mahkemelerin görev alanı kapsamındadır.
Görev hususu dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen dikkate alınmalıdır. Bu durumda, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulmuş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.