YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13703
KARAR NO : 2013/21062
KARAR TARİHİ : 18.11.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak koşuluyla 13.978.94 TL rücu alacağının faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacı TTK Genel Müdürlüğü’nün davalı işçi …’a açtığı iş kazasına dayanan rücuan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, 13.978,94 TL rücuan alacağın ödeme tarihi olan 10/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; işbu davaya konu alacağın dayanağını; … 3. İş Mahkemesi’nin 2010/671 E ve 2010/637 K sayılı kesinleşen dava dosyasında davacı olan kazalı işçi …’ın, TTK Genel Müdürlüğü’ne karşı açtığı iş kazası nedeniyle maddi ve manevi davası oluşturmakta olup; sözkonusu davada TTK Genel Müdürlüğü hakkında 34.885,39 TL maddi ve 8.100 TL manevi tazminata hükmedildiği, ilgili karar Dairemizin 2011/13538 E-2011/13156 K sayılı ve 13/12/2011 günlü ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Sözkonusu tazminat davasında hükme esas alınan tamamı maden mühendisi bilirkişilerden oluşturulan heyetçe düzenlenen 24/02/2011 tarihli kusur raporunda; davalı TTK Genel Müdürlüğü’nün %80; davalıya bağlı olarak çalışan dava dışı işçi …’ın %20 oranında kusurlu oldukları; davacı işçi …’ın ise kusursuz olduğu belirtilmiştir.Sözkonusu bilirkişi heyet raporu üzerine, temyize konu rücuan alacak davasının davalısı durumunda olan işçi …’a 24/06/2011 tarihinde tazminat davası ihbar edilmiş olup, ihbar olunan …, tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirmiş , ayrıca hükme esas alınan kusur raporuna vekili vasıtasıyla 27/07/2011 tarihinde itiraz ederek, kusurunun bulunmadığını, kusur raporu ile SGK Teftiş Kurulu raporu arasında kusur oranlarına ilişkin mevcut çelişkinin giderilmesi gerektiğini beyan etmiştir. Mahkeme tarafından bu itirazlar kabul görmemiş, 24/02/2011 tarihli kusur raporu dikkate alınarak hüküm tesis edilmiştir.
İşbu davada (rücuan alacak davasında)ise, hükmü veren mahkeme, dayanak davanın ihbar olunanı işbu davanın davalısı durumunda olan işçi …’ın tüm itirazlarına rağmen, yeniden tamamı işçi sağlığı ve işgüvenliği uzmanı maden mühendislerinden oluşan üç kişilik bir heyetten kusur raporu aldırmamış, alacağın dayanağını oluşturan … 3. İş Mahkemesi’nin 2010/671 E ve 2010/637 K sayılı kesinleşen dava dosyasında mahkemesince benimsenen 24/02/2011 tarihli kusur raporu esas alınmak suretiyle hüküm tesis edilmiştir.
Dava kendisine ihbar olunan gerçek ve tüzel kişi, davada taraf sıfatını kazanamaz. Bir davada hüküm, davanın tarafları arasında kurulur. Bu nedenle hükmü temyiz etme hakkı sadece davada taraf olan kişilere aittir. Kural olarak kendisine dava ihbar olunan davaya katılmadıkça (müdahil olmadıkça) mahkemece verilen kararı temyiz etme hakkı yoktur. Ancak, mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak taraf sıfatını almayan dava ihbar olunan kişi hakkında hüküm kurulmuşsa, ihbar olunan hükmün ancak kendisiyle ilgili bölümünü temyiz edebilir. … 3. İş Mahkemesi’nin 2010/671 E ve 2010/637 K sayılı kesinleşen dava dosyasında ihbar olunan durumundaki dava dışı işçi …’ın, itiraz ettiği kusur raporunda kendisine kusur atfedilse dahi, mahkemece aleyhine bir hüküm kurulmadığından, temyiz hakkını kullanması da mümkün olmamıştır. Bu haliyle, rücuan alacak davasının dayanağı olan ve onanarak kesinleşen ilamda, mahkemece itibar edilen kusur raporunun, temyiz hakkı dahi bulunmayan ihbar olunanı, gerek tarafı bulunmadığı kesinleşen tazminat davasında, gerekse davalısı olduğu işbu davada(rücuan alacak davası) bağlamayacağı açıktır, aksi halin kabulü, hukuki savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelecektir.
Bu durumda yapılacak iş, rücuen alacak davasının davalısı olan işçi …’ın, hükme esas alınan kusur raporuna ilişkin gerek işkazası nedeniyle tazminat davasında ihbar olunan sıfatı ile, gerekse işbu davada davalı sıfatı ile yaptığı itirazları dikkate alınarak; tamamı işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı maden mühendisi bilirkişilerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden kusur raporu alındıktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, işbu dosyada, kesinleşen tazminat davası dosyasındaki bilirkişi raporu ile yetinilerek, yeniden kusur raporu alınmaksızın hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 18/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.