YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13863
KARAR NO : 2013/19249
KARAR TARİHİ : 24.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün dahili davalılardan Kurum ve … vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun ve davalı işverenin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer te;nyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının davalı ……….. San. Ve Tic. Ltd. Şirketin’de (eski unvanları … San. A.Ş. ile …. Tic. Ltd. Şti olan) 1989 yılından 2004 Eylül dönemine kadar aralıksız çalıştığını, bu döneme ait Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işveren tıezdinde 01.01.1991 ile 30.09.2004 tarihleri arasında 4949 gün çalıştığına karar verilmiş ise de varılan bu sonuca eksik araştırma ve inceleme İle gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bîr ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri olan bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği ya da çalıştıklarının Kurumca tespit edilip edilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu yasal koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanun’un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olgusu het türlü delille ispatlanabilirse de çalışmasının konusu, sürekli, kesintili, mevsimlik mi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenmeli, işyerinin kapsam kapasite ve niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli, mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve posta başı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler İle o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlendikten sonra ücret konusu ıızeıİnde durulmalı, tespiti istenilen sürenin evvelinde ve sonrasında beyyine başlangıç sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitelikte bir belge yoksa Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunun m.288 de yazılı sınırları taşan ücret alma iddialarında yazılı delil aranmalı, bu sınırlar altında kalan ücret alma iddialarında ücret miktarları tanıklardan sorulmalı, 506 sayılı Yasa’nın 3/B-D maddeleri ile 5510 sayılı Yasanın 6/a-c maddelerinde de olduğu gibi ücretin sigortalı sayılmanın koşulu olan durumlarda ücret alma olgusunun var olup olmadığı özellikle saptanmalıdır. Bu davalarda işverenin kabulünün tek başına hukuki bir sonuç doğurmayacağı göz önünde tutulmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Yukarıda açıklanan hususlar, yeterli ve gerekli bir araştırmayla ve deliller hep birlikte değerlendirilerek aydınlığa kavuşturulduktan sonra o çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, ya da ne zaman bu niteliğe kavuştuğu yönü üzerinde durulm’alı ve çalışmayı kapsama alan yasanın yürürlük tarihinden sonraki dönem için hizmetin tespitine karar verilmelidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı adına davalı işyeri …. Ve Tic. Ltd. Şti tarafından 13.05.1998 tarihinde işe başladığına dair bildirgenin 12.06.1998 tarihinde kuruma verildiği ve 1998-1999 dönemlerinde 255 günlük bildirimin bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece dinlenilen tanıklar davacının çalışmasını doğrular nitelikte beyanda bulunmuş ise de aradaki ilişkinin hizmet ilişkisi mi komisyon ilişkisi mi olduğu belirlenememiştir. Dinlenilen tanıkların bir kısmı davacı ile davalı işveren arasında ücret ilişkisi olduğunu beyan ederken bir kısmı ise komisyon ilişkisinden söz etmektedir. Ayrıca tanıkların bir kısmı beyanlarında davacının talep ettiği çalışmaların bazı bölümlerinin… Ltd. Şirketlerinde geçtiğini belirtmiştir.
Mahkemece yapılacak iş, çalışmanın geçtiği yazıhaneyi tespit ederek, yazıhanenin kim tarafından kiralandığım ve yazıhanede çalışma sistemini araştırıp, belediye veya zabıta araştırmasıyla il genelinde diğer firmaların çalıştırdığı elemanlarıyla aralarında nasıl bir ücret ilişkisini olduğunu da araştırarak,davacı ve davalı işveren arasındaki ilişkiyi tespet etmek, … San. A.Ş.’ne yönelik araştırmayı genişleterek, davalı Kurum’dan … San. A.Ş.’nin işyeri sicil dosyasını isteyerek, dönem bordrolarını özellikle 1991 yılma ait dönem bordrosunu getirtip bu döneme ait bordro tanıklarını dinlemek ve tanıkların beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun ve davalı işverenin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 24/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.