YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13891
KARAR NO : 2013/20403
KARAR TARİHİ : 12.11.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan … ile … vekillerince ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına temyiz edenin sıfatına ve temyiz nedenlerine göre, temyiz eden davalılar … Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti, Yakut Turizm Oto Teks. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ile … vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 01.05.2008 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi ile iş akdinin ölümle sona ermesinden dolayı kıdem tazminatı, ücret ve izin ücreti alacağı istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen Hak sahibi olmadıklarından davacı kardeşlerin maddi tazminat istemlerinin reddine, davacı anne …’ın maddi tazminat istemi ile davacıların manevi tazminat istemleri ile işçilik alacağına ilişkin istemin kısmen kabulüne ilişkin önceki kararının, davacılar ile sigorta şirketi dışındaki davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda 2011/3691E, 2011/7546K sayılı kararla davalılardan …….Ltd Şti’nin kusuru bulunmasa bile tazminattan sorumlu olacağı, maddi tazminat ile işçilik alçağının ıslahen artırılmasına ilişkin dilekçenin davalılara yöntemince tebliğ ya da tefhim olunmadan yargılamanın sürdürülerek ıslahen artırılan bölümü de kapsar biçimde işçilik alacakları ile maddi tazminattan sorumlu tutulmalarının adil yargılanma hakkının ve savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu ve davacılar … ve …’ın maddi tazminat istemlerinin ret nedeni dikkate alındığında, anılan davacıların maddi tazminat istemlerinin reddi nedeniyle davalılar yararına vekille temsil edilen davalılar yararına avukatlık ücretine karar verilmek gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, hak sahibi olmadıklarından davacı kardeşlerin maddi tazminat istemlerinin reddine, işçilik alacaklarına ilişkin istem ile davacı anne …’ın maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat istemlerinin ise önceki gibi kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde … dışındaki davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları ile işçilik alacağına ilişkin mahkemece yapılan değerlendirme yerindedir. Ancak maddi tazminat ile davalılar yararına avukatlık ücretinin belirlenmesinde hata yapıldığı görülmektedir.
Davacı anne …’a ölümle sonuçlanan kazadan sonra, davalı …. Şti. tarafından 8 ay süreyle ve aylık 800,00-TL ödeme yapıldığı uyuşmazlık, konusu değildir. Uyuşmazlık yapılan bu ödemelerin maddi tazminattan indirilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece davacı vekilinin yapılan bu ödemelerin yardım amaçlı olduğuna ilişkin açıklamasına itibar edilerek maddi tazminattan indirilmeyeceği sonucuna varılmış ise de varılan bu sonuç hatalıdır. Gerçekten bu yönüyle davanın yasal dayanağı TBK’nun 55. Maddesi olup anılan maddedeki düzenleme gereğince, “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” Somut olayda ölenin ücretinin aylık net 800,00-TL olduğu kabul edilerek davacının destek kaybının hesaplandığı görülmektedir. Hal böyle olunca ölenin aylığının 8 ay boyunca ödenmeye devam edilmesinin yardım değil maddi zararı karşılama amaçlı olduğu, diğer bir deyişle ifa amaçlı olduğu açık ve seçiktir. Aksinin kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğu ortadadır. Hal böyle olunca davalı tarafça ifa amaçlı olarak yapılan ödemelerin yöntemince indirilmesi suretiyle davacı …’ın maddi tazminatının belirlenmesi gerekirken, bu ödemelerin ifa amaçlı olmadığının kabulü ile yazalı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Öte yandan mahkemece davacılar … ve …’ın maddi tazminat istemlerinin reddi nedeniyle vekille temsil edilen davalılar yararına avukatlık ücretine karar verilmesi gerektiğine ilişkin Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyulmakla lehine bozma yapılan taraf bakımından usuli kazanılmış hak oluştuğu ve bu doğrultuda hüküm oluşturulması gerektiği açıktır. Hâlbuki mahkemece bozma sonrası hüküm kurulurken anılan davacılar yararına maddi tazminat isteminin reddolunmasına rağmen gene vekille temsil edilen davalılar yararına avukatlık ücreti verilmediği görülmektedir. Bu durumun ise uyulan bozma ilamına ve HMK’nun 323. ve 326. Maddelerine aykırı olduğu açıktır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılar … Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti, Yakut Turizm Oto Teks. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ile … vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …., … ve …’ne iadesine, 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.