YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13939
KARAR NO : 2013/21073
KARAR TARİHİ : 18.11.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, iş kazası sonucu maluliyetten doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası geçiren sigortalı işçi …’in maddi ve manevi tazminat istemi ile eşi, anne-babası ve iki kardeşinin manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, Davacı sigortalı … için 68.413,10 TL maddi ve 50.000 TL manevi; davacı eş … için 20.000 TL manevi; davacı anne … ve baba … için ayrı alrı 10.000’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davacı … yönünden açılan manevi tazminat davalarının reddine, karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davacı sigortalı …’in yaralanmasına yol açan zararlandırıcı olayın Kurum tarafından iş kazası olarak kabul edildiği, mahkemece biri inşaat mühendisi ve iş güvenliği uzmanı, diğeri makine mühendisi olan iki kişilik bilirkişi heyetinden alınan 21/05/2012 tarihli kusur raporuna göre davacı işçi …’in %30; davalı işveren …’in %70 oranında kusurlu oldukları; davalı … Müdürlüğünün ise ihale makamı olması nedeniyle kusursuz olduğu belirtilmiş, mahkemece davalı … vekili ve davacılar vekilinin yargılama aşamasındaki itirazlarına rağmen, sözkonusu kusur raporu ile yetinilerek karar verildiği anlaşılmıştır.
İş kazalarında olay, İş Hukuku ve sosyal güvenlik ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş aktinden doğan işçiyi gözetme ( koruma ) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu’nun 77. maddesinin açık buyruğudur.
İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı kararı da aynı yöndedir )
Somut olayda, davacı sigortalı işçi; davalı işveren …’e ait kablolu TV kurulumu ile uğraşan işyerinde servis elemanı olarak çalıştığı sırada, çanak anteni yerleştirmek için iki katlı binanın çatısına çıkmış olup, antenden uzanan kabloları aşağıya bıraktığında, sözkonusu kabloların aşağıdan geçmekte olan yüksek gerilim hattına temas etmesi üzerine meydana gelen patlama sonucu sıçrayan alevler ile davacının, vücudunda ve yüzünde kalıcı yanıklar oluşacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır. Sözkonusu olayda, davalı işveren … ile davalı … arasında davalı …’ın ihale makamı veyahut üst işveren olarak tanımlandığı bir sözleşme bulunmadığı halde; mahkemece itibar edilen kusur raporunda, böyle bir sözleşme varmış gibi değerlendirme yapılarak, davalı …’ın ihale makamı olarak kusursuz olduğu belirtilmiştir. Yine somut olayın niteliği itibari ile kusur raporunu düzenleyen bilirkişi heyeti içerisinde işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı olan … mühendisi bilirkişi bulunmaması ve heyetin üç bilirkişiden oluşmaması da dikkate alındığında; sözkonusu kusur raporunun hükme dayanak alınacak nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle, mahkemece yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi isabetsizdir.
Yapılacak iş, davacı sigortalı …’in iş ve yetkileri ile mesai süreleri de göz önüne alınarak İş Kanunu’nun 77. maddesi ve tüzük hükümleri kapsamında tamamı işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı … mühendisi bilirkişilerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden yeniden kusur raporu alındıktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yetersiz bilirkişi raporu dikkate alınarak hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı işveren … vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı işveren … vekili ile davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 18/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.