Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/14456 E. 2013/22608 K. 03.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14456
KARAR NO : 2013/22608
KARAR TARİHİ : 03.12.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilemesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazasına uğrayan davacının tedavi masrafları, ilaç,ulaşım, konaklama giderleri ve iş gücü kaybı nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı … aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine, davalı … aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine, davalı … aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 46/1 ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54.maddesine göre bedensel zarara uğrayan kişi tamamen veya kısmen çalışamamasından kaynaklanan zararını isteyebilir. Sigortalının bedensel zarar sonucu işgücü kaybı geçici veya sürekli olabilir.
Geçici iş göremezlik nedeniyle sigortalının uğradığı gerçek zarar; iş kazası veya meslek hastalığı sonucu işinde geçici olarak çalışamayan sigortalının iyileşinceye kadar çalışamamasından doğan kazanç kaybıdır.
Bu zarar, sigortalının raporlu olduğu dönemde % 100 işgücü kaybına uğradığı kabul edilerek, bu dönemde işverenden alması gereken ücret tutarı belirlenip, bu tutardan davalı işverenin kusuruna isabet eden tutar bulunup bundan Kurumun ödediği geçici işgöremezlik ödeneğinin rücu edilebilen kısmının indirilmesiyle bulunan miktardır.
Davacının 23.11.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu maluliyetinin bulunmadığı, sol femur kırığı oluşması nedeniyle çalışamadığı süreye ait geçici işgöremezlik tazminatı ile tedavisi nedeniyle yapmış olduğu harcamaların tahsilini de istediği halde Mahkemece, davacının hizmet döküm cetveli incelendiğinde, 23/11/2007-03/12/2007 tarihleri arasında istirahatli olduğu, ancak işveren tarafından bu süre içerisinde davacının çalıştığının kurum kayıtlarına bildirildiği ve ücretinin ödendiği tespit edilmekle, maddi zararının bulunmadığı gerkçesiyle yazılı şekilde maddi tazminat isteminin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’da delillerin toplanması kural olarak taraflara düşen bir görev olarak kabul edilmiş olup taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu davalarda Hakim, taraflara delil hatırlatamayacağı gibi bizzat delil de getiremez. Kanun’un 25.maddesine göre “Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. Kanunla belirtilen durumlar dışında, hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz.” Ancak tarafların iddia ve talepleri çerçevesinde yargılamanın en çabuk ve sağlıklı bir sonuca ulaştırılabilmesini temin amacıyla Hakime de bir takım yetkiler tanınmış olup Kanun’un 31.maddesine göre ” Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.”
Somut olayda, davacının iş kazası nedeniyle geçici işgöremediği süredeki kazanç kaybının belirlenmesi amacıyla tarafların iddia ve talepleri çerçevesinde yeterli bir araştırma yapıldığı söylenemez. Mahkemece, 23.11.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu davacının 23.11.2007-04.12.2007 tarihleri arasında davacıya işgöremezlik ödeneği ödendiğinin bildirildiği ancak miktarının Kurumdan sorulmadığı, dosya kapsamında davacıya geçici işgöremezlik ödeneği ödendiğine dair belgelerin yeterince incelenmediği, davacıdan tedavilerine yönelik olarak geçici iş göremediği süre dahilinde hangi sağlık kuruluşunda ve kaç sefer sağlık hizmeti aldığının davacıdan da sorulmak suretiyle ayrıntılı olarak araştırılmadığı böylece eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, 23.11.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu davacının geçici işgöremediği süreyi tüm tedavi evraklarının ve davacının istirahatine ilişkin raporların olup olmadığı sorulmak suretiyle ilgili yerlerden toplanarak, bulunmadığı takdirde dosyada mevcut belgelerle meydana gelen iş kazası nedeniyle davacının ne kadar süreyle iş ve gücünden kalacağı (geçici iş göremezlik dönemi) hususunun bilirkişi raporu ile kesin olarak belirlemek, davacıya hangi tarihler arasında ve ne kadar geçici işgöremezlik ödeneği ödendiğini şüpheye yer bırakmayacak şekilde Kurumdan sormak ve geçici iş göremezlik dönem zararının hesaba ilişkin bilirkişi raporu aldırılmak suretiyle çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 03/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.