Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/14555 E. 2013/18774 K. 21.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14555
KARAR NO : 2013/18774
KARAR TARİHİ : 21.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVALILAR :

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 02/04/2002-31/10/2008 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 02/04/2002-31/10/2008 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, duruşmanın 19.10.2012 günlü oturumunda tefhim edilen kısa karar ile “Davacının davasının KABULÜ ile, davacının, davalı … San. AŞ.’ye ait… sicil sayılı işyerinde 02.04.2002-31.10.2008 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak 2.369 gün çalıştığının, 1.236 günlük çalışmasının kuruma bildirildiğinin, 1.133 günlük çalışmasının kuruma bildirilmediğinin, davacının 31.10.2008 tarihi itibariyle günlük brüt 31,71-TL. ücretle çalıştığının, 30.06.2008 tarihi ve öncesinde ise asgari ücretle çalıştığının TESPİTİNE ” karar verilmiş ise de gerekçeli kararın hüküm bölümünde ” Davacının davasının KABULÜ ile, davacının, davalı … San. AŞ.’ye ait… sicil sayılı işyerinde 26.03.2007-08.08.2008 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak 502 gün çalıştığının, 201 günlük çalışmasının kuruma bildirildiğinin, 301 günlük çalışmasının kuruma bildirilmediğinin, davacının söz konusu tarihler arasında asgari ücretle çalıştığının TESPİTİNE ” karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerektiği halde kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının aykırı olduğu zaptın ve kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır.
Öte yandan konuyla ilgili 10.04.1992 günü ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazların kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.