YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14637
KARAR NO : 2013/18950
KARAR TARİHİ : 22.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının, eşinin çocuğunun ve babasının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiştir.
Davacının geçirdiği iş kazası sonunda … … Başkanlığı’nın 03.11.2010 gün ve … sayılı sürekli iş göremezlik derecesi tespit kararı ile % 39.2 oranında sürekli iş göremezlik derecesi verildiği ve davacının bu maluliyetine ilişkin 01.12.2013 tarihinde kontrol muayenesi gerektiğinin yazılı olduğu, ancak mahkemece bu kontrol kaydının sonucu araştırılmadan karar verildiği görülmektedir.
Davacının geçirdiği kaza sonunda oluşan maluliyetinin kesinleşmediği, bu halde, kontrol kaydı var iken saptanan orana göre tazminat hesabının yapılamayacağı açıktır. Gerçekten sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminat tutarını doğrudan etkileyeceğinden iş göremezlik oranının kesin olarak saptanması, bunun için de kontrol kaydı sonucunun beklenmesi gerektiği ortadadır.
Yapılacak iş, davacının geçirdiği iş kazasına ilişkin belirlenen % 37.2 iş göremezlik oranına ait kontrol kaydı sonucunun araştırılmasından sonra kesinleşen iş göremezlik oranının belirlenmesi ve belirlenen bu orana göre, hesaplanacak zararlar yönünden bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 22/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.