Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/14820 E. 2013/15198 K. 05.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14820
KARAR NO : 2013/15198
KARAR TARİHİ : 05.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, yurtdışında çalışmaya başladığı tarihin Türkiye içinde sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre davacının tüm, davalı Kurumun ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının yurtdışında geçen çalışması nedeniyle ülkemizdeki sigortalılık başlangıcının 06.08.1978 tarihi olduğunun ve yurt dışında geçen süreyi 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamında borçlanma hakkı bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 06/08/1978 tarihi olarak kabul edilmesi gereğinin tespitine, davacının 3201 sayılı Yasa kapsamında yapacağı borçlanmasının, yurt dışında çalıştığı sürenin T.C. Vatandaşlığını kaybettiği 19/07/2000 tarihine kadar olan kısmın ve tekrar 16/12/2011 tarihinde T.C. Vatandaşlığına alındığı anlaşıldığından bu tarihten T.C. Vatandaşı olarak yurt dışında çalıştığı sürelerin 5510 sayılı Yasanın 4/I-b maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 326.maddesine göre Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.
Somut olayda, davacı yurt dışında geçen süreyi 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamında borçlanma hakkı bulunduğunun tespitini talep etmiştir. Mahkemece davacının ülkemizde 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamında çalışması bulunmadığından bu istemin reddi ile borçlanmanın 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(b) bendi kapsamında yapılabileceğinin kabulü yerindedir. Bu halde davacının 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamında borçlanma hakkı bulunduğunun tespiti istemi reddedilmiştir ve mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle davalı Kurum yaranına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta herhangi bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’un 438/7.maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükme bir bent halinde “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davanın kısmen reddine karar verilmesi nedeniyle 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma ödenmesine” rakam ve sözcüklerinin eklenmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 05/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.