Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/14871 E. 2013/18990 K. 24.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14871
KARAR NO : 2013/18990
KARAR TARİHİ : 24.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, asgari işçilik tutarlarına ilişkin uzlaşma talebini reddeden Kurum işleminin iptaline, uzlaşma hakkı bulunduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, asgari işçilik incelemesi sonucu Kurumca re’sen tahakkuk ettirilerek davacıya tebliğ edilen prim ve gecikme zammı ile ilgili olarak davacının uzlaşma hakkından yararlanması gerektiğinin tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, uzlaşma talebinin 5510 sayılı Kanun’un Kanun’un 85.maddesinin 9 uncu fıkrasına göre süresinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
506 sayılı Kanun’da ve 16.06.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 5510 sayılı Kanun’un ilk halinde uzlaşma kurumu bulunmamaktaydı.
17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun’un 49.maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 85.maddesine eklenen 9’uncu ve 10’uncu fıkralar ile uzlaşma kurumu Kanun’daki yerini almış ve madde başlığı da “Asgari işçilik uygulaması” iken “Asgari işçilik uygulaması ve uzlaşma” olarak değiştirilmiştir.
5510 sayılı Kanun’un yanında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hazırlanarak 25/04/2009 tarih ve 27210 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 1/10/2008 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe giren “Asgari İşçilik İncelemelerinde Uzlaşma Yönetmeliği” ile devamlı mahiyetteki işyerlerinde yapılan asgarî işçilik incelemesi ile ilgili uzlaşmaya ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.
5510 sayılı Kanun’un Kanun’un 85.maddesinin 9 uncu ve 10 uncu fıkralarına göre; “Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurları tarafından devamlı mahiyetteki işyerlerinde yapılan asgari işçilik incelemesi sonucunda tespiti yapılan ve sigortalılara maledilemeyen fark sigorta primine esas kazanç matrahı üzerinden gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte hesaplanacak sigorta primi ve buna bağlı uygulanacak idari para cezalarında, konuya ilişkin raporun Kurumun ilgili birimine gönderilmesinden önce işverenle uzlaşma yapılabilir. Uzlaşmaya varılması halinde, bu durum tutanakla tespit edilir.
Uzlaşılan tutarlar kesin olup, uzlaşma konusu yapılan tutarlar hakkında işverence dava açılamaz ve hiçbir mercie şikayet ve itirazda bulunulamaz. Uzlaşılan prim ve idari para cezaları, uzlaşma tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde ödenir. İşveren, uzlaşılan idari para cezası tutarı için ayrıca peşin ödeme indiriminden yararlandırılmaz. Uzlaşılan tutarların, bu sürede tam olarak ödenmemesi halinde uzlaşma bozulur ve uzlaşılan tutarlar kazanılmış hak teşkil etmez. Uzlaşmanın temin edilememiş veya uzlaşma müzakeresinde uzlaşmaya varılamamış olması veya uzlaşmanın bozulması hallerinde işveren, bu konuya ilişkin daha sonra uzlaşma talep edemez.
Uzlaşma neticesinde indirim yapılması nedeniyle tahsil edilmemiş olan sigorta primlerinin daha sonra Kurum veya mahkeme kararıyla sigortalılara mal edilmesi halinde, daha önce eksik tahsil olunan sigorta primleri, sigortalının çalıştığı süre ve sigorta primine esas kazancı dikkate alınarak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil olunur. “
İşverenlerin uzlaşma talebinde bulunma hakkı; kayıt inceleme tutanağının düzenlenmesi ile başlar, asgari işçilik inceleme raporunun Kurum müfettişince Kurumun ilgili birimine gönderilmesi ile sona erer.
Somut olayda, Kurum müfettişince davacıya ait otobüs işletmesi işyerinde 01.01.2004-31.12.2004 tarihleri arasındaki dönem yönünden yapılan asgari işçilik incelemesi sonucunda düzenlenen 29.12.2009 tarih ve 104654-AİR-32 sayılı rapor doğrultusunda eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan prim ve gecikme zammı borcu davacıya 04.07.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Davacı, 19.07.2012 tarihinde Kuruma başvurarak uzlaşma talebinde bulunmuş, Kurum ise 16.08.2012 tarihli cevabi yazısı ile davacının uzlaşma talebini süresinden sonra dile getirdiği gerekçesiyle istemi reddetmiştir.
İşverenler, incelemeye ilişkin tutanağın düzenlenme tarihinden, konuya ilişkin raporun Kurumun ilgili birimine gönderilmesine kadar geçen süre içerisinde her zaman uzlaşma talebinde bulunabilirler. Asgari İşçilik İncelemelerinde Uzlaşma Yönetmeliği’nin 8/2 maddesine göre Müfettiş veya Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca nezdinde inceleme yapılan işverene uzlaşmaya davet niteliğinde bir yazı gönderilmez. Şu kadar ki Müfettiş tarafından, işveren ile birlikte incelemeye ilişkin tutanağın düzenlenmesi esnasında, işverene uzlaşma hakkının olduğu hatırlatılır ve bu durum da tutanakta belirtilir.
Somut olayda, Kurum müfettişince düzenlenen ve davacı işverenin de imzaladığı incelemeye ilişkin tutanağın (kayıt inceleme tutanağı) düzenlenme tarihi 22.08.2008 olup tutanakta işverene uzlaşma hakkı bulunduğuna dair herhangi bir hatırlatmanın yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5510 sayılı Kanun’un 85/9 maddesi ve Asgari İşçilik İncelemelerinde Uzlaşma Yönetmeliği 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girdiğinden 22.08.2008 tarihli tutanakta işverene uzlaşma hakkı bulunduğunun hatırlatılmaması o tarihte yürürlükte bulunan mevzuata uygundur.
Uzlaşma kurumu 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Kanun ile Asgari İşçilik İncelemelerinde Uzlaşma Yönetmeliğinde, 01.10.2008 tarihinden önce düzenlenmesi nedeniyle uzlaşma hakkının hatırlatılmadığı kayıt inceleme tutanaklarına konu işyerlerinin işverenlerine uzlaşma hakkı bulunduğunun hatırlatılması gerektiğine dair hüküm bulunmadığından, inceleme işlemleri 01.10.2008 tarihinden önce yapılan ve uzlaşma hakkı hatırlatılmayan işverenler dahil olmak üzere uzlaşma talebinin 01.10.2008 tarihi ile konuya ilişkin raporun Kurumun ilgili birimine gönderilmesine kadar geçen süre içerisinde dile getirilmesi zorunlu hale gelmiştir.
Somut olayda, müfettiş raporu Kurumun ilgili birimine 21.06.2012 tarihinde gönderilmiş olup uzlaşma başvurusu en geç bu tarihte yapılmalıdır. Davacı ise uzlaşma başvurusunu süresinden sonra 19.07.2012 tarihinde yapmış olup davacının süresinde uzlaşma başvurusu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.