Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/15267 E. 2013/16235 K. 19.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15267
KARAR NO : 2013/16235
KARAR TARİHİ : 19.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, yurtdışında çalışmaya başladığı tarihinin Türkiye için sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun kabulüyle, kabul edilen tarihler arasında emekliliğe yetecek kadar 5075 günün 4-a sigortalısı olarak karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının Almanya’da 20/01/1982-22/06/2008 tarihleri arasında geçen süreyi 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamında borçlanma hakkı bulunduğunun ve sigortalılık başlangıç tarihinin 20/01/1982 olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin Almanya’da fiilen çalışmaya başladığı tarih olan 20/01/1982 olarak tespitine, davacının 3201 Sayılı Yasa kapsamında yapacağı borçlanmanın 5510 Sayılı Yasanın 4/1-(a) bendi kapsamında sigortalı olarak tespitine ilişkin talebinin yerinde olmadığından reddine, davacının Türk vatandaşlığından izinle çıkmadan önce yurt dışında (Almanya’da) çalışmaya başladığı 20/01/1982 tarihinden Türk vatandaşlığnı kaybettiği 03/02/1998 tarihine kadar ki dönemde Türk vatandaşı olarak geçen çalışma sürelerini borçlanma hakkı bulundğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nunun 164/1.maddesine göre avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade etmektedir. Kanun’un 169.maddesine göre yargı mercilerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, avukatlık ücret tarifesinde yazılı miktardan az ve üç katından fazla olamaz.
Somut olayda, davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde davalı Kurum yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasına bir bent olarak “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma ödenmesine,” rakam ve sözcüklerinin eklenmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 19.09.2013 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.