YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15760
KARAR NO : 2013/21883
KARAR TARİHİ : 26.11.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, meslek hastalığı nedeniyle meslekte kazanma güç kayıp oranındaki artıştan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacının 13.12.2005 tarihinde % 32,20 oranında 27.09.2011 tarihinde de % 44 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kaldığı, sürekli iş göremezlik oranının 27.09.2011 tarihinde %32,20’den % 44,00 oranına yükselmesi nedeniyle, % 11,00 fark için manevi tazminat isteğinde bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık kusura ve dayanışmalı sorumluluğa ilişkindir.
Gerçekten, davacının 1957-1972 yılları arasında davalı … Müdürlüğüne ait maden ocağında, 01.01.1974-01.03.1990 tarihleri arasında ise Almanya’da 3173 gün yer altı çalışmasının bulunduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Öte yandan, meslek hastalığının değişik işyerinde çalışma sonucu oluşması durumunda, davalıların sorumluluğunun dayanışmalı sorumluluk esaslarına göre değil davalıların kusur oranlarına göre çözümleneceği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda bu yönde bir değerlendirme yapılmadan, % 32,20 oranındaki sürekli iş göremezlik nedeniyle açılan ve kesinleşen davada meslek hastalığının ortaya çıkmasında kaçınılmazlık faktörünün etkili olduğundan bahisle, fark maluliyet için açılan bu davada da kaçınılmazlığın kabul edildiği görülmektedir. Her ne kadar kesinleşen davada kaçınılmazlığın belirlendiği ve bu durumun aynı davalı … bakımından bağlayıcı olacağı söylenebilirse de her arştın ayrı bir olgu olması ve kesinleşen davada davacının yurt dışı çalışmasının belli bulunmaması karşısında artan bölüme yönelik bu davada kaçınılmazlığın kesinleştiğinden söz etmek mümkün değildir.
Yapılacak iş, davacıda oluşan %32,20 oranındaki sürekli iş göremezliğin % 44,00 oranına yükselmesi sonucu % 11,80 fark maluliyet nedeniyle manevi tazminat istendiği göz önünde tutularak, davalı ile dava dışı işveren bakımından fark maluliyetten dolayı kusur oranları yöntemince ayrı ayrı belirlenmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 26/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.