YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18019
KARAR NO : 2013/20200
KARAR TARİHİ : 11.11.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurum tarafından düzenlenen ödeme emrinin iptaline, borcu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, … Ekol Yemekçilik Tic. Ltd. Şti’nin ortağı olan davacının şirket ortağı olduğu dönemler dışındaki şirketin prim borçlarından pay devri ve zamanaşımı hukuksal nedenlerine dayalı olarak sorumlu olmadığının tespiti ve ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece takibe konu alacağın 5 yıllık tahsil zamanaşımına tabi olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de zamanaşımı süresine ilişkin değerlendirmede hataya düşüldüğü görülmektedir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 80.maddesinde 3917 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik uyarınca, Kurumun süresi içerisinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gereği öngörülmüş; 3917 sayılı Kanun’la yapılan bu değişiklik aynı Kanun’un 8.maddesi hükmüne göre 08/12/1993 tarihinde yürürlüğe girmiş; daha sonra, 24/06/2004 tarih ve 5198 sayılı Kanun’la aynı maddede yapılan değişiklik sonucunda Kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun’un 102. maddesinin de uygulanma olanağı bulunmadığı düzenlemesi getirilmiş ve düzenleme 06/07/2004 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu durumda, zamanaşımı süresi bakımından 3917 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 08/12/1993 tarihinden önceki dönemle, 5198 sayılı Kanun’un yürürlüğü sonrasına ilişkin prim ve gecikme zamları yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu’nun alacak hakkı, Borçlar Kanunu’nun 125. maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Giderek, zamanaşımının başlangıç tarihi ise yine Borçlar Kanunu’nun 128. maddesi gereğince alacağın muaccel olduğu tarihtir ve zamanaşımının kesilmesi ve durdurulmasına ilişkin Borçlar Kanunu’nun 132. ve ardından gelen maddeleri de burada aynen geçerlidir. 08/12/1993 tarihinde yürürlüğe giren 3917 sayılı Kanun’un getirdiği düzenlemenin geçerli olduğu döneme ilişkin prim ve gecikme zammı alacakları yönünden ise, 6183 sayılı Kanun’un zamanaşımına ilişkin 102. ve ardından gelen maddeleri geçerlidir. Bu yönde 102. madde hükmüne göre zamanaşımı süresi 5 yıl olup, zamanaşımı süresinin başlangıcı ise alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden yılbaşıdır.
6183 sayılı Kanun’un 103.maddesinde zamanaşımını kesen haller sayılmış olup kesilmenin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar.
Somut olayda 506 sayılı Yasa’nın 80/12.maddesine göre işveren şirketin prim borçlarından dolayı şirket ortağı sıfatıyla davacıya gönderilen ödeme emrine konu prim borcu 2005/5-12,2006/1,2. aylarına ilişkindir.Prim borçlarında tahsil zamanaşımı borcun doğduğu tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre belirlenir.Buna göre, 5918 Sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 6/7/2004 tarihi ve bundan sonraya ilişkin prim ve gecikme zamları yönünden Borçlar Kanunu madde 125’de öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Giderek zamanaşımının başlangıç tarihi ise yine Borçlar Kanununun 128. maddesi gereğince alacağın muaccel olduğu tarihtir ve zamanaşımının kesilmesi ve durdurulmasına ilişkin Borçlar Kanununun 132 ve ardından gelen maddeleri de burada aynen geçerlidir. Ödeme emrinin 22.05.2013 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, dava tarihi itibariyle tahsil zamanaşımının dolmadığı anlaşılmaktadır. Davacının, takip konusu borçlardan dolayı prim borcunun doğduğu dönemde şirket ortağı olmadığı bu nedenle borçtan sorumlu tutulamayacağı iddiası da bulunduğundan limited şirket ortağı olarak sorumlu olduğu dönemin belirlenerek takibe konu prim alacağından sorumlu olup olmayacağının tartışılması gerekirken mahkemece tahsil zamanaşımının 5 yıl olduğu kabul edilmek suretiyle prim borcunun zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.