YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19745
KARAR NO : 2013/22042
KARAR TARİHİ : 28.11.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, yurtdışında çalışmaya başladığı 02/01/1977 tarihi ile Türk vatandaşlığından çıktığı 11/07/1996 tarihleri arasındaki süreyi boçlanma talebinin kabulüne, Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 02.01.1977-11.07.1996 tarihleri arasındaki dönemi borçlanma hakkı bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
3201 sayılı Kanun’un 1.maddesine göre Türk vatandaşlarının yurt dışında 18 yaşını doldurduktan sonra, Türk vatandaşı iken geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.
Somut olayda, 08.10.1959 doğumlu davacının 02.01.1977 tarihinden itibaren yurtdışında çalışması bulunmakta ise de 3201 sayılı Kanun’un 1.maddesine göre 18 yaşını doldurduğu 08.10.1977 tarihinden önceki süreyi borçlanması mümkün değildir.
Mahkemece, taleple bağlı kalınarak davacının yurtdışında geçen çalışmalarından 08.10.1977-11.07.1996 tarihleri arasındaki dönemi borçlanma hakkı bulunduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken 3201 sayılı Kanun’un 1.maddesine aykırı biçimde 18 yaşını doldurmadan önce yurtdışında geçen çalışma süresini de borçlanma hakkı bulunduğunun tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.