Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/19818 E. 2014/22843 K. 06.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19818
KARAR NO : 2014/22843
KARAR TARİHİ : 06.11.2014

MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 21/05/2013
NUMARASI : 2012/7-2013/454

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 31/05/2010-08/03/2011 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, dava dilekçesinde K..Kasabası-Ke.. Kur’an Kursunda 31.05.2010-08.03.2011 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Daha sonra aşamalardaki dilekçelerinde 15 Ekim 2010-30 Mayıs 2011 tarihleri arası dönemin tespitini talep ettiğini, 21.02.2013 tarihli dilekçesinde ise 2010 yılı ekim, kasım, aralık, 2011 yılı ocak, şubat ayları için tespit talebinde bulunduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 2009/11-31/05/2010 ve 08/03/2011-31/05/2011 tarihleri arasında Kahramanmaraş İl Müftülüğüne ait 1023148 sicil numaralı işyerinden hizmet bildiriminin yapıldığı, davacının İl Müftülüğüne verdiği 30/11/2010 tarihli dilekçesinde K.. Kasabası K.. Kursunda fahri olarak çalışmak istediğini, söz konusu hizmetinin karşılığında ücret ve sosyal güvence talep etmediğini bildirdiği, 06/11/2009 tarihli Kuran Kursu Geçici Öğretici Görevlendirme ve Ek Ders Ücreti Onay Çizelgesinde davacının 05/11/2009 tarihinde görevlendirildiğinin belirtildiği, 01/12/2010 tarihli yazıda 2010-2011 eğitim öğretim yılında 04/10/2010-31/12/2010 tarihleri arasında asli ve sözleşmeli öğreticisi bulunmayan Kale Kasabası Kuran Kursunda davacının kendi isteğiyle ücretsiz fahri öğretici olarak görevlendirilmesinin istenildiği, 25/02/2011 tarihli Kuran Kursu Geçici Öğretici Görevlendirme ve Ek Ders Ücreti Onay Çizelgesinde davacının 01/03/2011 tarihinde görevlendirildiğinin belirtildiği, 02/11/2011 tarihli hizmet belgesinde davacının 05/11/2009-20/11/2009, 04/10/2010-31/12/2010 ve 01/03/2011-31/05/2011 tarihleri arasında görevlendirildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri Kahramanmaraş İl Müftülüğü olup bir kamu kuruluşudur. Bu nedenle, davalı işyerinde resmi kayıtlara dayanılması ve ücretlerin yazılı belge ile ödenmesi esastır. Kuruma bildirilmeyen dönemlerdeki ücret belgeleri ve bu dönemde davacıya ücret ödenip ödenmediği, ödeme yapılmışsa kim tarafından ödendiğinin araştırılması gerekir.
Somut olayda, davacı İl Müftülüğüne verdiği 30/11/2010 tarihli dilekçesinde K.. Kasabası Kuran Kursunda fahri olarak çalışmak istediğini, söz konusu hizmetinin karşılığında ücret ve sosyal güvence talep etmediğini bildirmiş ve 01/12/2010 tarihli yazıda 2010-2011 eğitim öğretim yılında 04/10/2010-31/12/2010 tarihleri arasında asli ve sözleşmeli öğreticisi bulunmayan K.. Kasabası Kuran Kursunda davacının kendi isteğiyle ücretsiz fahri öğretici olarak görevlendirilmesi istenilmiş ise de sigortalılık hakkından vazgeçilemeyeceğinden ve davacının kamu kuruluşu olan davalı işyerinde 04/10/2010-31/12/2010 tarihleri arasında çalıştığı davalı Kurum tarafından düzenlenen hizmet belgesinde belirtildiğinden davacının 04/10/2010-31/12/2010 tarihleri arasında çalıştığının kabul edilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın 04/10/2010-31/12/2010 tarihleri arasındaki dönem yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
06/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.