Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/2088 E. 2013/2983 K. 20.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2088
KARAR NO : 2013/2983
KARAR TARİHİ : 20.02.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın HMK madde 119/11 uyarınca açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremez hale gelen davacının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının adresinin dava dilekçesinde yer almadığı, davacı vekiline davacının adresini bildirmek üzere HMK’nın 119/2 maddesine göre (2) haftalık kesin süre verilmesine karşın eksikliğin tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın “Dava Dilekçesinin İçeriği” başlıklı 119.maddesinin 1.fıkrasına göre dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur:
a) Mahkemenin adı.
b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri.
c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası.
ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri.
d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri.
e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri.
f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği.
g) Dayanılan hukuki sebepler.
ğ) Açık bir şekilde talep sonucu.
h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası.
HMK’nın 119.maddesinin 2.fıkrasına göre birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır.
HMK’nın 119.maddesinde yer alan hüküm dava dilekçesinin geçerlilik şartı olup kesin süre içerisinde eksikliğin tamamlanmamasının müeyyidesi davanın açılmamış sayılmasıdır.
Anayasa’nın 141/son ve HMK’nın 30.maddesine göre davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir. Medeni usul hukukunun amacı yargı önüne gelen dava ve taleplerin hukuka uygun bir biçimde karara bağlanmasını sağlamak olduğundan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğü giren 6100 sayılı HMK’da yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini sağlamaya yönelik hükümler bulunmaktadır. Bu hükümlerin bır kısmı davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması amacına hizmet etmekte olup HMK’nın 119.maddesi de bu yönde bir yasa hükmüdür.
HMK’da yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini sağlamaya yönelik hükümlerin medeni usul hukukunun sağlıklı ve adil bir yargılama yapılması ve hüküm kurulması amacına uygun olarak yorumlanması gerekir. Aksine düşünce biçimin (şeklin) işin esasından (özünden) üstün tutulması sonucunu doğurur ki bu halde biçim, maddi hukukun tanıdığı hakkın elde edilmesinin önünde engel oluşturur. Biçim, maddi hakka uluşmaya yardımcı bir araç olmaktan çıkarılıp araç haline getirilmemelidir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğü giren 6100 sayılı HMK’da yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini sağlamaya yönelik hükümlerinin amaçlanın aksine yargılamanın uzun sürmesi ve gereksiz gider yapılmasına neden olacak biçimde uygulanmaması gerekir.
Medeni usul hukukunda biçime yönelik hükmün ve müeyyidesinin uygulanması kural olmakla birlikte biçimsel eksikliğin somut olayın özelliklerine göre herhangi bir özel çaba ve araştırma gerekmeksizin mahkemece tamamlanması mümkün ve bu yöndeki uygulama yargılamanın makul süre içinde sonuçlandırılmasına yönelik temel ilkeye aykırılık sonucunu da doğurmuyor ise biçimsel eksikliğin tamamlanmasına yönelik yasa kuralının uygulanmasına gerek bulunmadığı gibi bu yöndeki uygulama bizatihi davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması ilkesine aykırı düşecektir. Bu halde mahkemece biçimsel eksikliğin tamamlanmasına yönelik kurulan ara karara ve verilen kesin süreye hukuken değer verilemez ve yasada belirlenen sonuçlara hükmedilemez.
Somut olayda, dava dilekçesinde davacının adresinin yer almadığı ve davacı vekilinin (2) haftalık kesin süre verilmesine karşın bu eksikliği tamamlamadığı ancak dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunulan fakirlik kağıdı ile vekaletnamede davacının adresinin yer aldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece somut olayın özelliklerine göre dava dilekçesinde yer alan biçimsel eksikliğin herhangi bir özel çaba ve araştırma gerekmeksizin mahkemece tamamlanmasının mümkün olduğu ve biçimsel eksikliğin tamamlanmasına yönelik yasa kuralının uygulanmasına gerek bulunmadığından; davacı vekiline bu eksikliğin tamamlanması için süre verilmesine yönelik ara karara ve verilen kesin süreye hukuken değer verilemeyeceğinden bu ara kararın gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle HMK’nın 119.maddesinin 2.fıkrasına göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.