YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4687
KARAR NO : 2013/20567
KARAR TARİHİ : 14.11.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurum işleminin iptali ile yurtdışı borçlmanma bedelinin alt sınırından prim ödeme hakkı bulunduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalı Kurumun ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2) Dava, davacının Almanya’da rant sigortasına girdiği 10.05.1987 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü, davalı Kurumun davacının borçlanma istemini haksız olarak reddetmesi nedeniyle davacının başvuru tarihi esas alınarak günlük 9,46 TL (borçlanma bedeli alt sınırı) üzerinden 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamında borçlanma hakkı bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının Almanya’da rant sigortasına girdiği 10.05.1987 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulüne, 4/1-(a) bendi kapsamında borçlanma hakkı bulunduğunun tespiti talebinin reddine, başvuru tarihi esas alınarak günlük 9,46 TL (borçlanma bedeli alt sınırı) üzerinden ödeme hakkı bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 10.05.1969 doğumlu ve halen Türk vatandaşı olan davacının ülkemizde sigortalı tescili bulunmadığından 17.10.2011 tarihinde 4/1-(b) bendi kapsamında tescilinin yapıldığı, Almanya’da 01.08.1985 tarihinden itibaren fiili çalışmasının bulunduğu, 29.03.2012 tarihinde yurt dışında geçen 8641 günlük süreyi borçlanmak üzere Kuruma başvurması üzerine günlüğü 9,46 TL den olmak üzere 81.743,86 TL borçlanma bedelinin davacıya tebliğ edildiği, dosyada tebliğ belgesi bulunmamakta ise de davacı vekilince sunulan 14.05.2012 tarihli dilekçede borçlanmanın 4/1-(a) bendi kapsamında olması gerektiğinin ifade edildiği ancak Kurumun bu istemi reddettiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, davacının yurt dışı hizmet borçlanmasına ait sürelerin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un 5.maddesine 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun’un 79.maddesi ile eklenen (yürürlük tarihi 08.05.2008) 4.fıkraya göre “Yurt dışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.”
Somut olayda, davacının borçlanma talep tarihi 29.03.2012 olup bu tarihten önce Türkiye’de 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamında sigortalılığı bulunmadığından 3201 sayılı Kanun’un 5.maddesinin 4.fıkrasına göre yurt dışı hizmet borçlanmasına ait sürelerin 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(b) bendi kapsamında sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağına ilişkin Kurum işlemi yerinde olup mahkemece 4/1-(a) bendi kapsamında borçlanma hakkı bulunduğunun tespiti talebinin reddine karar verilmesi doğrudur.
Ne var ki borçlanma yoluyla kazanılacak sürenin Kanun’un 4/1-(b) bendi kapsamında sigortalılık statüsünde değerlendirilmesi ve bu doğrultuda borçlanma bedelinin hesaplanarak davacıya tebliğine dair Kurum işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının borçlanma bedelini üç aylık süre içerisinde ödemediği takdirde 3201 sayılı Kanun’un 4/1 maddesine göre yeniden borçlanma başvurusunda bulunması gerektiği düşünülmeden davacıya başvuru tarihi esas alınarak günlük 9,46 TL (borçlanma bedeli alt sınırı) üzerinden ödeme hakkı bulunduğunun tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.