YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5915
KARAR NO : 2013/10894
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, 12.01.2007 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 56.953 TL maddi tazminatın, 25.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminata ilişkin fazlaya talebin reddine, maddi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin hakların saklı tutulasına karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden, 11.08.2011 tarihli kusur raporunda davaya konu zararlandırıcı olayda % 80 oranında davalı işverenin, % 20 oranında davacının kusuru bulunduğunun belirtildiği, Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişlerince hazırlanan raporda ise davalı işverenin % 40, davacının ise % 60 kusuru bulunduğunun belirtildiği, mahkemece birbiri ile çelişen bu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmeden karar verildiği anlaşılmaktadır
İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
Somut olayda mahkemece hükme esas alınan 11.08.2011 tarihli kusur raporu ile aynı olay nedeniyle düzenlenen ÇSGB İş Müfettişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesi isabetsizdir.
Yapılması gereken iş bu iki rapor arasındaki kusur oranları bakımından oluşan çelişkinin giderilmesi için yine iş güvenliği uzmanlarından oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden davaya konu iş kazasında ilgililerin kusur oranları bakımından yeniden rapor almak ve çıkacak sonuca göre maddi ve manevi tazminat davaları bakımından yeniden bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı tarafın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 27/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.