YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6167
KARAR NO : 2013/9928
KARAR TARİHİ : 16.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, tasarrufu teşvik alacaklarının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, görevsizliğine karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı,davalı Belediyede çalışırken 3417 sayılı Kanun uyarınca ücretlerinden kesilen tasarrufu teşvik kesintileri ile işveren katkı paylarının bankaya yatırılmadığını ileri sürerek tasarrufu teşvik ana para ve nema alacaklarının ödetilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davalı Urit Ltd.Şti hakkında açılan dava atiye terk edildiğinden bu konuda karar vermeye yer olmadığına, Urla Belediyesi aleyhine açılan davanın kabulüne dair verilen karar , Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2008/35210 esas-2010/27916 karar sayılı ilamı ile Hazine Müsteşarlığı ve Belediye arasında uzlaşma sağlandığı, bu durumun Resmi Gazete ile de ilan edildiği, açıklanan ilkeler doğrultusunda inceleme yapılarak dava dışı Hazine Müsteşarlığının sorumluluğunun düşünülmesi gerekirken yazılı şekilde davalı aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğu belirtilerek bozulmuştur.
Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, mahkemece yapılan yargılama sonunda Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı ve … açısından davanın kabulüne, … Belediyesi hakkında açılan davanın borç uzlaşma kapsamında ilgili Kurumlara ödendiğinden reddine karar verilmiştir.
Hükmün taraflarca temyizi üzerine Yargıtay 22 Hukuk Dairesinin 03.04.2012 günlü 2012/1955 E,2012 /6320 K sayılı ilamı ile ‘Uyulan bozma ilamında açıklandığı gibi SGK ile davalı … arasında uzlaşma sağlandığı ve durum Resmi Gazete ile de ilan edildiğine göre ek bilirkişi raporunda hesaplanan alacaktan Hazinenin sorumlu olduğu dikkate alınarak hakkında hüküm kurulması, davalı … ve … hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Ayrıca önceki bozma kararında hesap yönünden temyiz incelemesi yapılmadığından bu noktada da kesinlikten söz edilemez. Hesaplama yönünden bilirkişi raporu değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.’ denilerek karar tekrar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Yargılamaya devam edilerek, dava şartlarından olan ve yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınma zorunluluğu bulunan görev yönü gözetilerek, yargı yolu farklılığı nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine ,uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı mahkemeleri olduğuna karar verilmiştir.
Karar davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Bozma ilamına uyulmakla artık bu husus davalı yararına müktesep hak teşkil eder. Uyulan 22. Hukuk Dairesinin 03.04.2012 tarihli ilamında Kurum yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtildiğine göre Mahkemece davanın Kurum yönünden reddine karar verilmesi gerekirken bu hususta olumlu ya da olumsuz karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.