YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/655
KARAR NO : 2013/9645
KARAR TARİHİ : 13.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; 16.190,00 TL maddi ve 2.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14.10.1998 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; 14.10.1998 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu davacının sürekli iş göremezlik oranının % 7.2 olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, hükme esas kusur raporunda olayın meydana gelmesinde, davalı işverenin % 70, davacı işçinin % 30 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, dava dilekçesi ile 2500,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, 03.12.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebinin 16.190,00 TL olarak artırıldığı, ıslahen artırılan miktarla ilgili olarak davalı tarafça süresinde zamanaşımı def’i inde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Sürekli iş göremezlik nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi amacıyla açılan maddi ve manevi tazminat davalarında; zamanaşımı süresi Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi gereğince haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıldır. Davacının ise eldeki davayı 21.03.2008 tarihinde açtığı, 03.12.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini artırdığı, davalı vekilinin 11.12.2012 tarihinde süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, ıslah ile artırılan maddi tazminat yönünden zararın ortaya çıktığı 14.10.1998 tarihinden itibaren yukarıda sözü geçen maddenin öngördüğü 10 yıllık zaman aşımı süresinin gerçekleştiği açıktır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın maddi tazminatın ıslah ile artırılan kısmı bakımından davacının talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.