Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/6992 E. 2013/10416 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6992
KARAR NO : 2013/10416
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı yürürlükten kalkan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. ve Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Aynı kural HUMK’nun 389. Ve HMK’nun 294.maddesinde de tekrarlanmış; HUMK’nun 381.maddesinde “Kararın tefhimi en az 388.maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması suretiyle olur”, HMK’nun 294. Maddesinde ise “Hükmün tefhimi, her hâlde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, … tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar ve hükmün hedefine ulaşması engellenir. Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.
Somut olayda da dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece asıl olan kısa kararda, hüküm fıkrası oluşturulmamış; yalnızca ” maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin de davacının bu kazadan duyduğu elem acı ve kusur durumu dikkate alınarak 12.000 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine” denilmekle yetinilmiş ayrıca davacının faiz istemi ile ilgili olarak ta her hangi bir hüküm kurulmamıştır. Mahkemenin bu davada davacı yararına ne kadar maddi tazminata karar verdiği ve reddolunan bölümün ne olduğu, keza hüküm altına alınan tazminatlara faiz uygulanıp uygulanmadığı ve faiz uygulanacak ise başlangıç tarihi duruşma tutanağına geçirilen kısa karardan kesinlikle anlaşılamamaktadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara ve özellikle HMK’nun 297. maddesinin açık hükmüne aykırı biçimde yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının ilerde incelenmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
21.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.