Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/7409 E. 2013/11048 K. 28.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7409
KARAR NO : 2013/11048
KARAR TARİHİ : 28.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar vekilince duruşmasız, davalılardan … Büyük Mağazacılık A.Ş. ile … Pazarlama Ve Tekstil İmalat San.Dış Tic.A.Ş. vekillerince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre, davacılar ile temyiz eden davalılar … ile … Paz. Tekstil İmalat San Dış Tic AŞ vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 25.04.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, gerçek kişi davalılara yönelik davanın kusurları bulunmadığından reddine, davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulü ile davalılar …, … Paz. Tekstil İmalat San Dış Tic AŞ ve … Reklam Tanıtım Matb. Hizm. Ltd Şti’den tahsiline karar verilmiş ve bu karar süresinde davacılar ile davalılar … ve … Paz. Tekstil İmalat San Dış Tic vekillerince temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamı sonrasında davacılar vekili 03.07.2012 havale tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini davacı … bakımından 78.553,00-TL’ dan 92.538,56-TL’na artırmış ve mahkemece de ıslahen artırılan miktar esas alınarak anılan davacı yararına maddi tazminata hükmedilmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 4.2.1948 gün 1944/10 E. 1948/3 K. Sayılı kararı uyarınca bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Hal böyle olunca da bozmadan sonraki yargılama aşamasında davacı tarafça yapılan ıslah işlemi dikkate alınarak maddi tazminata karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Kaldı ki davacılar vekilinin bozma öncesi yargılama sırasında 12.05.2010 tarihinde de ıslah suretiyle maddi tazminat istemini artırmış bulunmasına göre, aynı dava içinde bir kez ıslah yapılabileceğine ilişkin HMK’nun 176/2 maddesine aykırı davranıldığı da ortadadır.
Uyulmasına karar verilen bozmaya konu ilamda, davanın reddi nedeniyle, vekille temsil edilmesine rağmen davalılardan … … yararına vekalet ücreti verilmemiş ve anılan karar davalı … … vekilince temyiz edilmemiştir. Hal böyle olunca uyulmasına karar verilen bozma ilamı sonrasında davalı … … yararına vekalet ücretine karar verilerek davacılar yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Ret nedeninin farklı bulunmasına göre, davalı … yararına ayrı vekalet ücreti tayini doğrudur. Ancak davanın reddi nedeniyle davalı … yararına avukatlık ücretinin tayininde hataya düşüldüğü görülmektedir. Bir davada tarafların davacı ya da davalı sıfatına haiz olup olmadıkları, taraflarca yargılama sırasında ileri sürülebileceği gibi, dosya kapsamından anlaşılabiliyorsa mahkemece de kendiliğinden göz önüne alınması gereken hukuki bir durumdur. İş kazasından kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak davacı ile davalı arasında, sözleşmeye, haksız fiile veya kanuna dayanan bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Böyle bir ilişki yoksa veya borç ilişkisi davacı ile üçüncü kişi arasında ise, böyle bir borç ilişkisinde taraf olmayan kişiye yönelik davanın sıfat( pasif husumet) yokluğu nedeniyle reddi gerekir. Somut olayda davalı …’ın kusurunun bulunmadığı giderek anılan davalıya yönelik davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi halinde, tarifenin 10/son maddesinin uygulama yerinin olmadığı da ortadadır. Hal böyle olunca Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1 maddesi gereğince maktu ve tek avukatlık ücreti yerine, nispi avukatlık ücreti tayini ve bu nedenle de ve maddi ve manevi tazminat istemleri üzerinden ayrı avukatlık ücreti takdiri isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın anılan içtihadı birleştirme kararına aykırı, usuli kazanılmış hakları ihlal eder biçimde ve avukatlık ücretinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacılar ile davalılar … ve … Paz. Tekstil İmalat San Dış Tic vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılar ile davalılardan … Büyük Mağazacılık A.Ş. ve … Pazarlama Ve Tekstil İmalat San.Dış Tic.A.Ş.’ye iadesine, 28/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.