YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8213
KARAR NO : 2013/18191
KARAR TARİHİ : 07.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVACILAR : … Vek. Av. …
Davacılar murisinin iş kazası souncu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi tazminat talebi geri çekildiğinden bu konuda kararverilmesine yer olmadığına, davacı iş yararına 20.000 TL, davacı çocuk ….. için 15.000 TL, davacı diğer çocuklar ………. için 10.000’er TL, davacı kardeşler ………. için 3.000’er TL, davacı anne ve baba için 10.000’er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
Somut olayda, dava konusu trafik-iş kazasına ilişkin soruşturma dosyasında mevcut 03.11.2010 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre olayın araçtan kaynaklanan teknik bir arızaya bağlı olarak meydana gelmediği belirtilerek davacılar yakını ölen sürücü…’in tamamen kusurlu olduğu belirtilmiş, eldeki dosyada aldırılan 01.03.2013 tarihli bilirkişi heyet raporunda ise aracın arka tekerlek fren tertibatının yeterli frenlemeyi sağlayacak güçte olmaması, aracın oniki yaşında olması sebebiyle ekonomik ömrünü tamamlamış olduğu belirtilerek % 70 davalı İdareye, % 30 ölen sürücuye kusur oranı yüklenmiştir.
Belirtilen raporlardaki kusur oranları ve sebepleri arasında açık çelişki vardır. Mahkemece, çelişkinin giderilmesi amacı ile makine mühendisi ve tarfik-iş güvenliği konusunda uzmanlardan oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden, davaya konu iş kazasında ilgililerin kusur oranları ve sebepleri bakımından yeniden rapor almak ve çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 07/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.