Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/8598 E. 2013/10887 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8598
KARAR NO : 2013/10887
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyurak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-21/12/2012 tarihinde tarafların yüzüne karşı verilen kararın davacı vekilince Ankara Nöbetçi İş Mahkemesi vasıtasıyla gönderilen 28/12/2012 havale tarihli dilekçe ile süresinde temyiz edildiği, temyiz karar harcı (maktu) ve temyiz yoluna başvurma harcının yatırıldığı anlaşıldığından davacının temyiz talebinin reddine dair Konya 1. İş mahkemesinin 06/03/2013 tarihli ek kararınır kaldırılmasına.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalı şirketin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
3-Dava, iş kazasına uğrayan davacının manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemenin 15.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair kurulan hükmü taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 17.09.2012 tarih 2012/13642 Esas 2012/14781 Karar sayılı ilamıyla davalının tüm, davacının sair temyiz itirazları reddolunarak davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bu kez davacı yararına 70.000 TL manevi tazminata hükmolunmuştur.
Davacının iş kazası sonucu % 41 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 30, davalı işverenin ise % 70 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza
olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen 70.000 TL manevi tazminat miktarının fazla olduğu açıktır.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve daha uygun bir miktara hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 27/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.