Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/8725 E. 2013/16788 K. 23.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8725
KARAR NO : 2013/16788
KARAR TARİHİ : 23.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, … A.Ş.’den yapılan kesintilerin kendine ait olup olmadığının ve ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, … adına 1995 tarihinde yapılan kesitinin davacıya ait olduğunun ve davacının bu kesintisine göre kesintisini takip eden aybaşından itibaren Tarım … sigortalısı olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 01.05.1995 tarihinde bir gün süre ile Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiş ise de varılan bu sonuç doğru olmamıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının Nisan 1995 tarihindeki kesintinin sahibi olduğu, bu hususun yani kesintinin aidiyetine ilişkin hususun Dairemizin 17.12.2012 tarih 2012/22227-23419K E-K sayılı bir önceki Bozma ilamı ile kapsam dışında tutularak kesinleştiği sabittir. Davacının Nisan ayı 1995 tarihindeki bu kesintisine göre 01.05.1995-31.12.1995 tarihleri arasında 2926 sayılı yasa kapsamında Tarım … sigortalısı olma şartını taşıdığı da tartışmasız bir konudur. Çözümlenmesi gereken sorun ise davacı sigortalının Sosyal Güvenlik Hakkından feragat edip edemeyeceği hususunda toplanmaktadır.
Sözü edilen sosyal sigortalılık, kişinin Anayasa’da ifadesini bulan temel sosyal haklardan olan sosyal güvenlik hakkına ilişkindir. Nitekim, Anayasa’nın 12. maddesine göre, herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Anayasa’nın 60. maddesinde ise, “herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, sosyal güvenlik hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı dokunulmaz ve feragat edilemez bir hak olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
2926 sayılı Yasa’nın 5. maddesinde de bu ilke aynen benimsenerek, 2. Madde kapsamına girenlerin onsekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılacakları bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği, belirtilmiştir. Bu haliyle sigortalı olmak, kişi bakımından sadece bir hak olmayıp, aynı zamanda bir yükümlülük olup (M.Çenberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi, 1985, sh. 90)sigortalılık hakkından feragat edilemez.
Tüm bu açıklamalardan olarak her ne kadar davacı vekili 07.02.2013 tarihli dilekçesi ile sigortalık hakkından feragat anlamında değerlendirilecek şekilde davacının sadece 01.05.1995 tarihinde olarak 1(bir)gün süreyle sigortalılığının tespitini istese de bu beyana yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere itibar edilmesi ve sigortalılıktan feragat neticesi doğurur biçimde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş; sigortalılık suresinin tespiti bakımından davacının Nisan 1995 tarihindeki kesintisine göre 01.05.1995-31.12.1995 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa’ya tabi Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar vermektir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.