Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/9330 E. 2013/15956 K. 16.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9330
KARAR NO : 2013/15956
KARAR TARİHİ : 16.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu sigortalının sürekli iş görmezliği nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 510.156,82 TL maddi ve 9.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.06.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; SGK Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, davacı işçinin sürekli iş göremezlik oranının % 85 olduğu, hükme esas bilirkişi kusur raporunda olayın meydana gelmesinde, davacı işçinin % 25, davalı işverenin % 75 oranında kusurlu bulunduklarının belirtildiği, bilirkişi hesap raporunda davacının günlük 60,00 TL yevmiye ile çalıştığını beyan etmesi ve davacı vekili tarafından sunulan emsal ücret belgelerine aylık 2.100,00 TL ücret aldığı kabul edilerek asgari ücretin 3.33 katı üzerinden yapılan hesaplama sonucu tespit edilen maddi zarar miktarının hükme esas alındığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık maddi zararın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının, maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.

Yapılacak iş; imzalı ücret bordroları bulunmaması nedeniyle, davacının yaptığı iş, yaşı, kıdemi belirtilmek suretiyle ilgili meslek odasından olay tarihi itibari ile emsal işçinin alabileceği günlük net ücreti sormak ve asgari ücrete oranlayarak, asgari ücret artışlarına göre bilinen dönem ve %10 artış, %10 iskonto ile bilinmeyen dönem hesabı yaparak, davacının talep ettiği miktarı geçmemek üzere çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı tarafın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 16.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.