Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/9573 E. 2013/18929 K. 22.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9573
KARAR NO : 2013/18929
KARAR TARİHİ : 22.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVACILAR :… vs. Vek. Av. …

Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; Bozmaya uyarak ilamda yazılı nedenlerle 136.714.35. TL. maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 22/10/2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacılar … vs. vekili Avukat ………. ile karşı taraf vekili ….. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Hüküm, İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8.maddesi hükmüne göre ise İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.
Olayda hüküm 24.04.2013 tarihinde, temyiz eden davacı vekiline tebliğ edilmiş, temyiz ise 07.05.2013 tarihinde vuku bulmuştur. Bu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçmiştir.
O halde, 01.06.l990 Tarih ve l989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da göz önünde tutularak, davacı vekilinin, temyiz dilekçesinin, süre aşımı yönünden reddine
2-Davalı vekilinin temyiz istemine gelince: İş mahkemelerinde karar yüze karşı verilmiş ise tefhimden, yokluğunda verilmiş ise tebliğinden itibaren temyiz süresinin işlemeye başlayacağı İş Mahkemeleri Kanununun 8/1 maddesinde düzenlenmiştir. Öte yandan hükmün tefhiminin HMK’nun 297. Maddesinde yazılı bulunan unsurları taşıması gerektiği açıktır. Somut olayda 02.01.2013 günlü kısa kararda yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin yazılı bulunmadığı giderek hükmün tefhiminin HMK’nun 297. Maddesindeki unsurları taşımadığı zaptın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca temyiz süresinin tebliğden itibaren başlatılması gerektiği açıktır. Somut olayda gerekçeli kararın 25.04.2013 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiğinin belli bulunmasına göre davalı vekilinin temyiz isteminin süresinde yapıldığının kabulü ile davalı vekilinin temyiz nedenlerinin incelenmesine geçildi.
Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden taraflardan davalıya yükletilmesine, 22/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.