YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9807
KARAR NO : 2013/18358
KARAR TARİHİ : 10.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVALILAR :
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.10.1985- 31.12.1988 ile 01.09.1990-31.12.1994 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Yerel mahkemenin davanın kısmen kabulüne ilişkin önceki kararı dava dilekçesindeki istem ve mevcut delil durumuna göre yapılan inceleme ile Dairemizce, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak, davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını yoksa işyeri sahiplerini tespit edip beyanlarına başvurmak, daha önce dinlenen komşu işyeri tanıkları olduklarını söyleyen kişilerin komşu işyeri çalışanı olup olmadıklarını belgelendirmek, davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı süreyi kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit etmek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermek gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Yerel Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; Bilirkişi raporundaki belirtilen gün ve ücretlerle davacının talebinin kısmen kabulüne kısmen reddine 01.01.1998-30.1988 tarihleri arasında 30 gün 2.475.TL ücretle ve 01.09.1988- 01.01.1989 tarihleri arasında 121 gün 4.200.TL ücretle davalı işverenlere ait işyerinde sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiş ve bu karar davalı Kurum vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde, bozma kararı gerekleri yerine getirilmemiştir. 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
Gerçekten mahkemece uyulmasına karar verilen bozma kararında; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak, davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını yoksa işyeri sahiplerini tespit edip beyanlarına başvurmak, daha önce dinlenen komşu işyeri tanıkları olduklarını söyleyen kişilerin komşu işyeri çalışanı olup olmadıklarını belgelendirmek, davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı süreyi kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit etmek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermek gerektiğinin bildirilmesine rağmen mahkemece bozma ilamından sonra komşu işyerinde çalıştığını söyleyen davacı tanığı …’nun nerede çalıştığına dair bilgilerinin getirtildiği ancak komşu işyeri çalışanı olduğunu söyleyen diğer tanıklar ile ilgili herhangi bir araştırma yapılmadığı, davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıklarının yada komşu işverenlerin bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının yoksa işyeri sahiplerinin tespit edilip beyanlarına başvurulmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, dava konusu edilen döneme ait dönem bordrolarını getirtip davalı işyerinin kanun kapsamına alındığı tarihi araştırmak, dönem bordrolarında ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle … esnaflık yapan işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, daha önce dinlenen komşu işyeri tanıkları olduklarını söyleyen kişilerin komşu işyeri çalışanı olup olmadıklarını belgelendirmek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra davacının çalışmasının sürekli çalışma olduğu anlaşılırsa sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara ve özellikle, anılan içtihadı birleştirme kararına aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.