YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/999
KARAR NO : 2013/8525
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazasına uğrayan davacıların maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir
Mahkeme, davacıların davasının reddine, karar vermiştir.
6100 sayılı HMK’nın 120. maddesinde davacı tarafından her türlü tebligat ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri karşılayacak tutarın dava açarken yatırılması zorunluluğu getirilmiş olup, bu avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verileceği hususu hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, 22.11.2011 tarihli ara karar ile davacıya ‘dosyanın, davalıların ve davacıların kusur oranlarının ayrı ayrı belirlenmesi ve olayın iş kazası olup olmadığının tespiti için Ankara Nöbetçi İş Mahkemesi’ne gönderilmesine, bilirkişiler için ayrı ayrı 200,00’er TL ve dosya gidiş dönüş masrafı ve dosya tebliğ masrafının davacı tarafından karşılanmasına,’ şeklinde süre verildiği, 18.01.2012 tarihli ara karar ile ‘önceki celse bir no lu ara kararı uyarınca 200,00’er TL bilirkişi ücreti, 30,00 TL dosya gidiş geliş masrafı, 42,00 TL bilirkişi raporu tebliği masrafı, 6,00 TL dosyanın bilirkişiye verilmesi için tebligat masrafı olmak üzere toplam 278 TL’nin davacı vekili tarafından 15 günlük kesin süre içinde karşılanmasına, bu sürenin kesin olduğu aksi halde bu delilden vazgeçmiş sayılacakları ve dosyanın bu şekilde karara bağlanacağı ve davalıların kusurlarının kanıtlanmamış olacağı hususunun ihtarına, (ihtarat yapıldı)’ şeklinde kesin süre verildiği, davacının ise ara kararda belirtilen 278,00 TL’yi 27.01.2012 tarihinde yatırdığı, Mahkeme’nin ise ‘kusur oranlarının belirlenmesi için 3 kişilik bilirkişi heyetine gönderilmesi artık herkesçe bilinen maruf ve meşhur vakıa olup ara karara sehven 678,00 TL yerine 278,00 TL olarak geçtiği, bu nedenle ara karar açık olup maddi hata sonucu 278,00 TL olarak geçtiği ancak yapılan hesaplama sonucu 678,00 TL’nin yatırılması gerektiği açık olduğundan aksi halde davalıların kusurlarının kanıtlanmamış sayılacağı da belirtildiğinden verilen kesin süre içinde yatırılmadığından davalıların kusurlarının kanıtlanmadığı’ gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç itibariyle, 18/01/2012 tarihli ara karar ile davacı vekiline “278,00 TL” yatırması için 15 günlük kesin süre verildiği, davacının ise 278,00 TL’yi süresinde yatırdığı, ara kararda ne miktarda istendiği açıkça belirtilmediğinden usulüne uygun olmayan bu ara kararının yerine getirilmemesi halinde, kesin süreye uyulmamasının sonuçları doğmayacaktır. Bu nedenle, yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 30/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.