Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2014/17063 E. 2014/20464 K. 20.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17063
KARAR NO : 2014/20464
KARAR TARİHİ : 20.10.2014

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, kurum işleminin iptaline, hizmet birleştirmesi yoluna gidilmeksizin salt 506 sayılı Yasa ve 5510 sayılı Yasanın 4/a maddesi kapsamında geçen sigortalılık süresi gözetilmek suretiyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının temyiz itirazı yönünden yapılan incelemede;
Dava, aksine Kurum işleminin iptali ile hizmet birleştirmesi yoluna gidilmeksizin salt 506 Sayılı Yasa ve 5510 sayılı Yasanın 4/a maddesi kapsamında geçen sigortalılık süresi gözetilmek suretiyle yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacıya 506 sayılı Yasa ve 5510 sayılı Yasanın 4/a maddesi kapsamındaki sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı dikkate alınmak suretiyle 506 sayılı Yasanın Geçici 81/B-c maddesi uyarınca dava tarihini izleyen aybaşı olan 01/04/2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gereğinin tespitine, taraflar yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 326.maddesine göre Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.
Somut olayda, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacının yaptığı yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesi ve davacı yaranına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken taraflar yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan, davacının 19.9.2012 tarihli yaşlılık aylığı başvurusuna göre 506 Sayılı Yasa’nın geçici 81/B-c maddesi uarınca 46 yaş ve 5075 prim günü şarını yerine getirmiş olduğundan bu tarihi takip eden aybaşından itibaren başlatılması gerekirken dava tarihini izleyen aybaşı olan 01/04/2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gereğinin tespitine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK/370. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün 1. bendinin silinerek yerine “1-Davanın KABULÜ ile; Davacıya 506 sayılı Yasa ve 5510 sayılı Yasanın 4/a maddesi kapsamındaki sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı dikkate alınmak suretiyle 506 sayılı Yasanın Geçici 81/B-c maddesi uyarınca tahsis talep tarihini izleyen aybaşı olan 01/10/2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gereğinin tespitine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, ayrıca 3. bendinin silinerek yerine “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma ödenmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, ayrıca hükme bir bent halinde “5-Davacı tarafından yapılan 33,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,” rakam ve sözcüklerinin eklenmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, 20/10/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.