Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2014/17409 E. 2014/22520 K. 03.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17409
KARAR NO : 2014/22520
KARAR TARİHİ : 03.11.2014

MAHKEMESİ : Ordu İş Mahkemesi
TARİHİ : 08/05/2014
NUMARASI : 2012/344-2014/305

Davacı, davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Sosyal Güvenlik Kurumu’nun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının dava dışı limited şirketteki hissesini devrettiği ve prim borcundan sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; davanın yedi günlük hak düşürücü süre içerinde açıldığı, davacının dava dışı …. Nak. Mad. İnş. Malz. ve Paz. İt. İhr. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.’nin 51/100 hisse ile ortağı olduğu, anılan şirketi temsil ve ilzama yetkili kişi olmadığı, 21/11/2008 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’ne göre 24/10/2008 tarihli noter hisse devir sözleşmesiyle şirketteki hisselerinin tamamını devrettiği, dava konusu 2010/12376 takip sayılı ödeme emrindeki prim borcunun 2008/10 ila 2009/12 aylar ile 2010/1 aylara ait olduğu anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 5510 sayılı Yasa’nın 88. maddesinde, Kurum’un sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanun’da belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin Kurum’a karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları bildirilmiştir.
Öte yandan, 6183 sayılı Yasa’nın 35. maddesinde de, ( Değişik madde: 22.07.1998 – 4369/21. m. ) limited şirket ortakları ( Değişik ibare: 04.06.2008 – 5766 S.K./3. m. ) şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. (Ek fıkra: 04.06.2008 – 5766 S.K./3. m.) Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur. (Ek fıkra: 04.06.2008 – 5766 S.K./3. m.) Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.
Burada yeri gelmişken, 6183 sayılı Yasa’nın 35/3. maddesinde düzenlenen “borcun doğduğu ve ödenmesi gerektiği zaman” kavramına değinmek gerekir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 11, 12, 80, 86, 88 ve 90 ıncı maddeleri ile 12/05/2010 tarihli 27579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri doğrultusunda işveren yükümlülüklerine ilişkin uygulama esaslarını düzenleyen 01/09/2012 tarih ve 28398 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İşveren Uygulamaları Tebliği’nin, “Kanunun 4 üncü Maddenin Birinci Fıkrasının (a) Bendi Kapsamında Sigortalı Olanlar Yönünden Primlerin Ödenme Süreleri ve Usulleri” başlığını taşıyan 2.4 maddesinde, “Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalıları çalıştıran işverenler, bir ay içinde çalıştırdıkları sigortalıların prime esas kazançları üzerinden hesaplanacak sigortalı hissesi prim tutarlarını sigortalıların ücretlerinden keserek, kendi hissesine isabet eden prim tutarlarını da bu tutarlara ekleyerek en geç takip eden ay/dönemin sonuna kadar Kuruma ödeyeceklerdir.
Ödeme süresinin son gününün resmi tatile rastlaması halinde, prim tutarları, en geç son günü izleyen ilk iş günü içinde Kuruma ödenecektir.” hükmü düzenlenmiştir. Bu durumda örneğin, ocak ayında doğan prim borcunun, takip eden şubat ayı sonunda ödenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, limited şirket ortağı olan davacının, 6183 sayılı Yasa’nın 35/1 ve 35/2. maddesi gereğince şirketten tahsil edilemeyen borçlardan (devir öncesine ait borçlar da dahil olmak üzere) şirket yöneticisi de olmadığı gözönünde bulundurularak, hissesi oranında sorumlu olduğunun kabulü gerekir. 21/11/2008 tarihli Ticaret sicil Gazetesi kayıtlarından, davacının 24/10/2008 tarihli noter hisse devir sözleşmesiyle şirketteki hisselerinin tamamını devrederek şirket ortaklığından ayrıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının şirket ortaklığından ayrıldığı 24/10/2008 tarihi itibariyle, 6183 sayılı Yasa’nın 35/3. maddesi gereğince davaya konu 2010/12376 takip sayılı prim borcu konulu ödeme emrinin sadece 2008/10. ayın borcundan hissesi oranında sorumlu olacağı gözardı edilerek, davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.