Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2014/18463 E. 2014/22837 K. 06.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18463
KARAR NO : 2014/22837
KARAR TARİHİ : 06.11.2014

Davacı … mirasçıları … vs. Vek.Av…. ile davalılar 1- … Tur. İnş. Teks. Sey. Ac. Sig. Arac. Gıda Tic. Ve San. A.Ş. Vek.Av…., 2- … Taşımacılık İnş. Oto .Org. Tur. Pet. Ür. Tic. Ve San. Ltd. Şti. Vek.Av…., 3- … Sigorta A.Ş. Vek.Av…., 4- … Vek.Av…., 5- … Güvel Vek.Av…., İhbar Olunanlar 1- … Sigorta A.Ş. Vek.Av…., 2- … Tur.İnş.Şti. Vek.Av. …, 3- … Sigorta A.Ş. Vek.Av…. aralarındaki tazminat davası hakkında … 4. İş Mahkemesince verilen 30/12/2013 gün ve 2011/316 – 2013/652 Sayılı kararın Bozulmasına ilişkin Dairemizin 02/06/2014 gün ve 2014/4586-12204 Sayılı ilamına karşı davalı … Sigorta A.Ş. (Eski Ünvanı … Sigorta A.Ş.) vekili tarafından süresi içinde maddi hatanın düzeltilmesi yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Dava, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, hükmün Dairemizce 2014/4586 Esas ve 2014/12204 Karar ve 02.06.2014 günlü ilam ile bozulduğu ve bu karar üzerine davalılardan … Sigorta AŞ vekilince, dairemizin bozma kararının maddi yanılgıya dayalı olduğundan bahisle düzeltilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
İş Mahkemeleri Kanununun 8/3. maddesi gereğince İş Mahkemelerinden verilen kararlara ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalıdır. Ancak; Yargıtay onama ya da bozma kararlarında açıkça maddi hatanın bulunduğu hallerde, dosyanın yeniden incelenmesi mümkündür. Zira maddi yanılgıya dayalı olarak verilmiş onama ya da bozma kararları ile hatalı biçimde hak sahibi olmak, evrensel hukukun temel ilkelerine ters düştüğünden karşı taraf yararına sonuç doğurmamalıdır. Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır.
Davalılardan … Sigorta AŞ, 08.08.2014 tarihli dilekçesinde, kendi şirketlerinde bulunan zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi verilmesinden önce Karayolları Taşıma Kanunu’nun 19/ 3 maddesine göre yapılan Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasının teminatlarının tüketilmesi gerektiğini, kazaya karışan … plakalı aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin dava kendisine ihbar edilen … SİGORTA AŞ’de olduğunu, öncelikle bu poliçenin teminatının tüketilmesi, taşımacılık poliçesi tükendikten sonra artan talep söz konusu ise zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi (trafik poliçesi) ne başvuru yapılması gerektiğini, her iki poliçe arasındaki ilişkinin müşterek ve müteselsil olmadığını, sıralı bir sorumluluğun bulunduğunu, yargılama sorasında hesaplanan tazminat miktarlarının dava kendisine ihbar edilen … Sigorta AŞ’de bulunan Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasının poliçe teminatı içinde
kalmakta olduğunu, teminat miktarı olan 175.000.00.- TL’nı aşan bir kısmın söz konusu olmadığını, Yerel mahkeme ve Yargıtay incelemesinde Karayolları Taşımacılık Kanunu ve Karayolları Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası poliçe genel şartları incelenmeksizin karar verildiğini; ayrıca manevi tazminattan sorumlu olmayan … Euro Sigorta AŞ’nin hükmedilen manevi tazminata ilişkin harcı da içeren maddi ve manevi tazminat tutarına ait toplam harçtan sorumlu tutulmamasının da doğru olmadığını ve reddedilen maddi tazminat için kendilerine de avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek bozma ilamımızdaki maddi hatanın düzeltilmesini istemiştir.
Gerçekten; 4925 sayılı Kanunun 19/son maddesi ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.8. maddeleri hükümlerine göre, meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak, bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısmı için, sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşıma yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak, limit aşımında sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır. Bu durum karşısında yukarıda açıklanan düzenlemeler çerçevesinde aracın trafik sigortacısı olan davalı …nin sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken eksik incelemeye ve değerlendirmeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle de bozulması gerektiği anlaşılmakla, Dairemize ait anılan bozma ilamının kaldırılarak, düzeltilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
S O N U Ç:
1- Dairemizin mahkeme kararının bozulmasına ilişkin 2014/4586 Esas ve 2014/12204 Karar ve 02.06.2014 günlü ilamının KALDIRILARAK, aşağıdaki şekilde DÜZELTİLMESİNE,
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre davalılar … Tur.İnş.Teks.Sey.Acentası Sig.Ar.Gıd.Tic.San.A.Ş, , … Taşımacılık İnş.Oto. Org.Tur.Pet.Tic.ve San.Ltd.Şti. ve … vekillerinin tüm, … Sig.A.Ş VE davacılar vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
3-Dava, 07.10.2010 tarihinde vuku bulan trafik-iş kazasında vefat eden sigortalı …’in hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davalı … Taşımacılık Şirketi yönünden maddi ve manevi tazminat davalarının reddine, davacı anne Zülbiye’nin açtığı maddi tazminat davasının bu dosyadan tefrikine, davacı baba Niyazi’nin açtığı maddi tazminat davasının reddine, davacılar … ve …’nın diğer davalılar alayhine açtığı maddi tazminat davalarının kabulü ile; davacı … için 7.582,33 TL maddi tazminatın, davacı … için 13529,27 TL maddi tazminatın
sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti dahilinde olmak üzere, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, tazminatlara sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacı … ve … için 25.000,00’er TL, … ve … için 10.000,00’er TL ve …, …, … ve … için 5.000,00’er TL manevi tazminatın … şirketi ve sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Dosyada öncelikle uyuşmazlığa ilişkin hukuki kavram ve kurumlar ile ilgili mevzuatın irdelenmesinde yarar vardır: Bu kapsamda işleten ve araç işleticisinin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK)’nun 85. maddesinde düzenlenmiştir.
“İşleten ve Araç İşleticisinin Bağlı Olduğu Teşebbüs Sahibinin Hukuki Sorumluluğu” başlıklı söz konusu maddenin 1. fıkrasında; “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmü, aynı maddesinin son fıkrasında “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.”hükmü yer almaktadır.
Bu düzenlemenin hukuki nitelik bakımından hangi sorumluluğa ilişkin bulunduğuna gelince; Özellikle endüstri devrimiyle birlikte ortaya çıkan teknik buluşlar ve makineleşme zarar tehlikesini arttırmış ve artan bu zarar tehlikesini önlemek için kusura dayanan sorumluluğun her zaman yeterli olmayacağı öngörülerek tehlikeli faaliyette bulunanların sebep oldukları zararları gidermesi kabul edilmiştir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 449 vd.).
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluk bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, a.g.e., s. 631 vd.; Ahmet M. Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
2918 sayılı KTK’nun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hakimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de bu husus kabul edilmektedir (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180). Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler
yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Bu açıklamalar sonrasında somut olayda, kazaya karışan ve davalı …’e ait olduğu anlaşılan otobüsün diğer davalı … Taşımacılık İnş.Oto. Org.Tur.Pet.Tic.ve San.Ltd.Şti’nin yetki belgesi ile işletildiğinin anlaşılmasına göre bu davalı şirketin anılan otobüsün işleteni olduğu açıktır. Hal böyle olunca … Taşımacılık İnş.Oto. Org.Tur.Pet.Tic.ve San.Ltd.Şti’nin hüküm altına alınan tazminatlardan 07.10.2010 tarihli trafik-iş kazasında kusuru bulunmasa dahi sorumlu olduğu hususu göz ardı edilerek neticeye varılması doğru olmamıştır.
4- Öte yandan 4925 sayılı Kanun’un 19/son maddesi ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.8. maddeleri hükümlerine göre, meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak, bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısmı için, sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşıma yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak, limit aşımında sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır. Bu durum karşısında aracın trafik sigortacısı olan davalı …nin sorumluluğunun yukarıda açıklanan düzenlemeler çerçevesinde belirlenmesi gerekirken eksik incelemeye ve değerlendirmeye dayalı hüküm kurulması ve kabul şekline göre de, manevi tazminattan sorumluluğu bulunmayan davalı … Sig.A.Ş’nin, manevi tazminata ilişkin harçtan da sorumlu tutulması ve reddedilen maddi tazminat yönünden lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, … Sig.A.Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06/11/2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.