YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20715
KARAR NO : 2014/22683
KARAR TARİHİ : 04.11.2014
MAHKEMESİ : Siirt 1. Asliye Hukuk İş Mahkemesi
TARİHİ : 04/07/2013
NUMARASI : 2013/334-2013/544
Davacı, murisinin askerlik borçlanmasının kabulüyle ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava; davacının 26/10/2012 tarihinde vefat eden eşinden dolayı askerlik borçlanması yaparak ölenin sigortalılık süresini 900 güne tamamlanmasına dair istemini reddeden Kurum işleminin iptali, askerlik borçlanması akabinde davacının ölüm aylığına hak kazanacağının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının murisi olan A.. E.. ‘ in 05/07/1976-05/03/1978 tarihleri arasında yapmış olduğu zorunlu askerlik süresini borçlanmaya ilişkin talebinin kabul edilmesi gerektiğinin tespitine, davacının murisi olan A.. E..’ in 530 günlük sigortalılığı ile birlikte askerlik süresinin yeterli miktarının borçlanması suretiyle davacıya ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine şeklinde şarta bağlı hüküm kurulmuştur.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının murisi olan eşinin 26.10.2012 tarihinde vefat ettiği, davacının eşine ait askerlik borçlanması talebinin davalı Kurum tarafından reddine karar verildiği, murisin 01/05/1985 – 31/10/1988 tarihleri arasında 530 gün 506 sayılı Yasa kapsamında hizmeti bulunduğu, askere sevk ve terhis tarihlerinin 05/07/1976-05/07/1978 olduğu anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Yasa’nın 32/2-a maddesine göre ölüm aylığının; en az 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup toplam 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanacağı bildirilmiştir.
Somut olayda ise; davacının murisinin askerlik süresini borçlanmasına ilişkin talebinin kabul edilmesi gerektiğinin tespitine dair karar yerinde ise de; her türlü borçlanma süreleri hariç 900 gün prim ödemesi bulunmadığından, davacının askerlik borçlanması yapmak suretiyle ölüm aylığına hak kazanamayacağı göz ardı edilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece yapılacak iş; davacının 5510 sayılı Yasa’ nın 32/2-amaddesine göre murisinin her türlü borçlanma süreleri hariç 900 gün prim ödemesi bulunmadığından ölüm aylığı talebinin reddine karar vermekten ibarettir.
Kabule göre de; HMK’nın 297. maddesine göre, Mahkeme kararında taraflara yükletilen görev ve verilen hakların şüphe ve tereddüdü gerektirmeyecek biçimde açık olarak yazılması gerektiği, bu nedenle de şarta bağlı ve terditli olarak hüküm kurulamayacağından davacının ölen eşinin askerlik süresinin yeterli miktarını borçlandığında davacıya ölüm aylığı bağlanması şeklinde şarta bağlı hüküm kurulması; ayrıca 5502 sayılı Yasa’nın 36. maddesi gereğince davalı SGK harçtan muaf olduğu halde davacı tarafından yapılan harç giderlerinin yargılama giderlerine dahil edilmek suretiyle davalı Kurumdan alınmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı SGK’nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.