YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21192
KARAR NO : 2014/26052
KARAR TARİHİ : 02.12.2014
MAHKEMESİ : İzmir 2. İş Mahkemesi
TARİHİ : 25/06/2014
NUMARASI : 2014/277-2014/301
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda, asıl davada 750,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın, birleşen davada tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 250,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.05.2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; asıl davada 18.12.2005 tarihli dava dilekçesi ile davalılar A.. Ö.. ve U. Klima San. Ve Tic. Ltd. Şti.’den, birleşen davada 05.10.2005 tarihli dava dilekçesi ile davalılar S.. Z.. ve T. Gıda San ve Tic. A.Ş.’den toplam 750,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, 06.06.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat isteminin 23.404,83 TL olarak artırıldığı, ıslah dilekçesinin davalı T. Gıda San ve Tic. A.Ş. vekiline 10.06.2013 tarihinde, davalı S.. Z..’e 11.06.2013 tarihinde, davalılar A.. Ö.. ve U. Klima San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekiline 07.06.2013 tarihinde tebliğ edildiği, davalı T. Gıda San ve Tic. A.Ş. vekilinin 01.07.2013 tarihli dilekçe ile, davalılar A.. Ö.. ve U. Klima San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin 13.06.2013 tarihli dilekçe ile ıslaha karşı zamanaşımı def’i inde bulundukları, Mahkemece 11.07.2013 tarihli hüküm ile asıl davada 23,404,83 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi, bireşen davada tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 250,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verildiği, iş bu kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizin 18.02.2014 tarihli ilamı ile davacının temyiz itirazlarının reddi ile davalılar A.. Ö.. ve U. Klima San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekillerince ıslaha karşı süresi içinde zamanaşımı def’i inde bulunulduğundan bu davalılar yönünden ıslahen artırılan miktarlar için zamanaşımından red kararı verilmesi gerektiği ve manevi tazminatın fazla olması nedenleriyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, birleşen dosya davalıları T. Gıda San ve Tic. A.Ş. İle S.. Z..’in maddi tazminatın ıslahen artırılan miktarına karşı süresi içinde usulüne uygun sunulmuş zamanaşımı def’ileri bulunmadığı gibi bozma ilamı kapsamına göre ıslahen artırılan miktarın bu davalılar yönünden bozma konusu yapılmadığı da anlaşıldığından, birleşen dosya yönünden maddi tazminat isteminin tamamının kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davacı yararına eksik tazminata karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Gerek mülga B.K’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı T.B.K’nun 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi zarar adı ile ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde, Dairemizin bozma ilamına uyulmasına rağmen davacı sigortalı yararına manevi tazminata karar verilirken bozma ilamı gereğinin yerini getirilmediği ve davacı yararına hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminatın fazla olduğu ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 02/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.