YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21894
KARAR NO : 2014/26356
KARAR TARİHİ : 04.12.2014
MAHKEMESİ : Ankara 11. İş Mahkemesi
TARİHİ : 28/03/2013
NUMARASI : 2011/851-2013/406
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalılardan Kurum vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 04.05.2004-01.09.2006 tarihleri arası davalı işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliğinin kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalıya ait çiftlikte çalıştığını beyan eden davacı adına davalı tarafından düzenlenen işe giriş bildirgesi ve bildirilen çalışma bulunmadığı, duruşmalarda dinlenen tanıklardan bir kısmının davacının çalışmalarını doğrular nitelikte beyanda bulunduğu, bir kısmının ise bu durumun aksi yönde beyanda bulundukları anlaşılmaktadır.
Somut olayda; tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeden, davacının hizmet akti ile çalışıp çalışmadığı şüpheden uzak şekilde ortaya konulmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece; tarafların gösterdiği tanıklar ile yetinilmeyerek, kolluk marifetiyle kapsamlı araştırma yapılmak suretiyle, ihtilaf konusu dönemdeki çevre sakinleri, civar yerleşim yerlerinde uzun yıllar oturan komşu ya da yakın yerlerde kayıtlara geçmiş çalışanlar, davacının bu çalışmalarını bilebilecek durumda olan mahalle muhtarı veya azaları ile nizalı dönemde çiftlikte bulunan at sahipleri re’sen tespit edilip tanık sıfatıyla beyanlarına başvurularak, bu bilgilerin doğruluğu konusunda tanıklar özenle dinlenilmeli ve bu yöndeki beyanları buna göre irdelenmeli, gerekirse bu hususlar dinlenen bu tanıklara ayrıntılı şekilde açıklattırılmalı; ayrıca bu işyeri hakkında Kuruma yapılmış herhangi bir şikayet olup olmadığı sorulmalı; davacının çiftlik evindeki çalışmalarının niteliği gereği gün boyu sürüp sürmediği de gözetilerek, davacının fiili çalışmalarının varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, kesintili mi, sürekli mi olduğu, kısmi süreli mi (part time) yoksa tam süreli mi (full time) çalıştığı hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenmeli; böylelikle toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre davaya konu talep hakkında bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine
04/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.