YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22451
KARAR NO : 2014/26138
KARAR TARİHİ : 04.12.2014
MAHKEMESİ : Bakırköy 22. İş Mahkemesi
TARİHİ : 09/07/2014
NUMARASI : 2014/195-2014/261
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere ve hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası nedeni ile vefat eden sigortalının yakınlarının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne hükümde yazılı şekilde karar verilmiştir.
Somut olayda ;26.10.2008 tarihinde sürücü H. T. yönetimindeki ve davalı şirkete ait … plakalı otobüsün TEM çıkış yolunu takiben Bolu ili istikametinden Ankara ili istikametine seyri sırasında saat 03.30 sularında yine aynı istikamette önünde sağ şeritte seyreden sürücü A. Ö. yönetimindeki … plaka sayılı (çekici) ve … (yarı römork) aracın arka kısmına kendi aracının ön sağ kısmının sürtünmesi ve daha sonra gidiş istikametine göre sol tarafta bulunan oto korkuluklarına otobüsün sol yan kısmının sürtünmesi neticesinde davacıların murisi davalı şirketin işçisi yedek şöför A.. O..’ın hayatını kaybettiği, olayın Kurumca iş kazası sayıldığı, sürücü H. T.’ın Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/167 E,2010/70 Karar sayılı ilamı ile taksirle ölüme neden olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, olayda davacıların murisinin kusurunun bulunmadığı, davalı şirketin ve davadışı sürücünün kusurundan dolayı iş kazasının gerçekleştiği, davalı şirketinde istihdam eden sıfatı ile işkazasından doğan manevi tazminattan sorumlu olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370 )
Bu ilkeler gözetildiğinde ve özellikle, davacıların murisleri A.. O..’ın işkazasının oluşumunda kusurunun bulunmaması dikkate alındığında davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğu ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, 04/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.