YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/23210
KARAR NO : 2015/16933
KARAR TARİHİ : 18.09.2015
MAHKEMESİ : Bursa 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 08/09/2014
NUMARASI : 2013/638-2014/553
Davacı 25.09.2009 tarihinden itibaren aylığa hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimitarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacının 25/09/2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile ;davacının 25/09/2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, aksine kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 297 ve 298.maddelerine göre yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Somut olayda; gerekçe bölümünde davacının davacıya 01.10.2009 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin belirtilmesine karşın hüküm kısmında 25.09.2009 tarihinden itibaren aylık bağlanmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi davacının 25.09.2009 tarihinde tahsis talebinin olup olmadığı araştırılmaksızın karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, öncelikle davacının 25.09.2009 tarihinde tahsis talebinin olup olmadığını araştırmak ve sonuca göre gerekçe ile uyumlu hüküm fıkrası kurmaktan ibarettir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.