Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2014/25481 E. 2015/12088 K. 28.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/25481
KARAR NO : 2015/12088
KARAR TARİHİ : 28.05.2015

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, … sigoratlılığının sona erdiği tarihin 07/12/2010 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava; herne kadar ziraat odasının kaydının terk tarihinin 07.12.2010 olduğunun tespitine dair açılsa da davacının … sigortalılığının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece; Davanın kabulü ile davacının … sigortalılık terk tarihinin 07/12/2010 tarihi olarak düzeltilmesine,karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 07.12.2010 tarihli dilekçe ile …. Odası kaydının silinmesini istediği, 04.01.2011 tarih 25 nolu yönetim kurulu kararı ile terk dilekçesinin kabul edildiği, 06.06.2005-04.01.2011 tarihleri arasında zorunlu … sigortalılığı bulunduğu anlaşılmaktadır.
2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesine göre ise; “sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, Kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin, tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinin, …. kayıtları esas alınır.”
Görülmekte olan bir davada, husumet dava şartı olup mahkemece kendiliğinden gözetilir.
Somut olayda; davanın … sigortalılığının iptaline ilişkin olduğu halde ….’nun davaya dahil edilmeden karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Hal böyle olunca, dava sonucunda verilecek karar,…nu ilgilendirdiğinden, davacı tarafa harcı da yatırılmak suretiyle yöntemince ….nun davaya dahil edilmesi (davanın teşmil edilmesi) için süre verilmesi, Kurumun gösterdiği deliller de toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece, belirtilen eksiklikler giderilmeden yargılamanın sürdürülmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kabule göre de; davacıın avukatının olmadığı halde hüküm fıkrasında davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz olmuştur.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 28.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.