Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2014/2621 E. 2014/22869 K. 06.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2621
KARAR NO : 2014/22869
KARAR TARİHİ : 06.11.2014

MAHKEMESİ : Pazar(Rize) 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
TARİHİ : 22/10/2013
NUMARASI : 2012/658-2013/389

Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 20/01/1992 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi .. Tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının davalıya ait eczane işyerinde 20.1.1992-20.1.1993 tarihleri arasında çalıştığının tespiti ile sigortalılık başlangıç tarihinin 20.1.1993 olarak tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece,davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 20.1.1992 olduğunun tespitine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun ispatı konusunda, mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanaklarından 506 sayılı Yasa’nın 108.maddesinin 1.fıkrasında; ” Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında nazara alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı, sigortalının, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara veya bu kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihdir.” hükmü düzenlenmiştir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin Yasa’nın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa’nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa’nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınarak; davanın kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davacıya ait sigorta sicil kartında ilk işe giriş tarihinin 20.1.1992 tarihi olarak belirtildiği,davalı 120.. sicil nolu işyerinin 24.4.1988 tarihinde 506 Sayılı Yasa kapsamına alındığı ,anılan yasa kapsamından 16.9.1992 tarihinde çıkarıldığı,davalı işyerinden Kuruma verilen dönem bordrosuna rastlanılmadığı,davalının Trabzon Eczacılar birliğindeki kaydını 8.9.1992 tarihinde Erzurum iline naklettirdiği,davacı tanıklarından M.. U..’un davacı ile birlikte davalıya ait eczanede çalıştıklarını beyan ettiği,adı geçen tanığa ait hizmet cetvelinin Kurumdan celbedilmediği,bu nedenle dinlenen davacı tanığı M.. U..’un dönem bordo tanığı olup olmadığının belli olmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş,davacıya ait ilk işe giriş bildirgesi, sigortalı sicil dosyasını, işyeri sicil dosyasını ve davacının işyeri özlük dosyasını getirtmek, işyerinin kapsama alınma tarihi ile tespiti istenen dönem içerisinde Kurum müfettişlerince yapılan bir inceleme olup olmadığının sormak, işverenin Kurum nezdindeki ihtilaf konusu döneme ait dönem bordroları bulunmadığından, SGK ilgili il müdürlüğünden, gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek,davacının sigorta sicil numarasının kurumun hangi ünitesince verildiği ve hangi yılın ve ayın serilerinden olduğunu sormak, gerektiğinde sigortalı işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığını belirlemek amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırmak,davacı tanığı M.. U..’un hizmet cetvelini celbetmek ve davacının işe giriş ve çıkış sürelerini net belirlemek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10 maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 6.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.