YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2741
KARAR NO : 2014/22648
KARAR TARİHİ : 04.11.2014
MAHKEMESİ : Ordu İş Mahkemesi
TARİHİ : 12/11/2013
NUMARASI : 2013/470-2013/427
Davacı, Kasım 1996 – 01/04/2011 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı Kanundan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının Kasım 1996 – 01/04/2011 tarihleri arasında tarım Bağ-Ku sigortalısı olduğunun tespiti ile 6111 sayılı Yasanın prim borçlarının yapılandırılması hükümlerinden faydalanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 01/01/1997-01/04/2011 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve 6111 sayılı Yasanın hükümlerinden faydalanmasına ilişkin karar davalı vekilinin temyizi sonucunda Dairemizin 25/06/2013 tarih, 2013/7740 E. 2013/13546 K. sayılı ilamı ile davacının 01/01/2000-31/03/2011 tarihleri arası tarımsal faaliyet kanıtlanamadığı gerekçesiyle bozulmuş olup bozma ilamına uyan Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının 01/01/1996-31/12/1999 tarihleri arasındaki dönemde 2926 SK uyarınca zorunlu Tarım Bağ-kur sigortalısı olduğunun tespitine, 01/01/2000- 01/04/2011 tarihleri arasındaki dönemdeki taleplerinin ürün teslimi ve prim kesintisi bulunmadığından reddine ve 6111 sayılı Yasadan yararlandırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uygun şekilde karar verilmiş ise de, davacı vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu kooperatif ortak sicil defterinde davacının bazı yıllara ilişkin ürün teslimi bulunduğu görülmektedir.
Sosyal sigortalılık, kişinin Anayasa’da ifadesini bulan temel sosyal haklardan olan sosyal güvenlik hakkına ilişkindir. Nitekim, Anayasa’nın 12. maddesine göre, herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Anayasa’nın 60. maddesinde ise, “herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, sosyal güvenlik hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı, dokunulmaz ve feragat edilemez bir hak olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan, Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Mahkemece, yapılacak iş, davacı vekilinin sunduğu kooperatif ortak sicil defterinde görülen ürün teslimine ilişkin bilgileri kooperatiften sormak, hangi yıllarda prim kesintisi ve ürün teslimi bulunduğu kesin olarak belirlenerek sonucuna göre yukarıda anlatılan ilkeler ışığında davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu süreyi tespit etmekten ibarettir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.