YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4493
KARAR NO : 2014/25744
KARAR TARİHİ : 01.12.2014
MAHKEMESİ : Antalya 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 16/12/2013
NUMARASI : 2013/192-2013/710
Davacı, 01/10/1995-27/02/2013 tarihleri arsında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 01/10/1995-27/02/2013 tarihleri arası tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 01/10/1995-27/02/2013 tarihleri arası tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davalarında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması yada ürün tesliminin olması tek başına davanın kabulü için yeterli değildir. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti için öncelikle bir prim kesintisinin (tevkifat) bulunması gerekir. Yine bu prim kesintisini (tevkifatı) takip eden yıllarda, tarımsal faaliyete ilişkin olarak, hangi tarımsal ürünlerin yetiştirildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği, bu ürünlerden prim kesintisinin yapılıp yapılmadığı gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir.
Öte yandan ilk prim kesintisini izleyen yıllarda, prim kesintisi (tevkifat) veya ürün tesliminin iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilip, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının 01/10/1995-10/12//1997 tarihleri arası ve 27/12/2010 ve halen tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edildiği, teslim ettiği ürünlerden Ağustos/1995 tarihinde prim kesintisinin yapıldığı, 1994-1997 yılları arası kooperatif, 1999 yılında ziraat odası kaydının başladığı, tanık beyanlarında tarımla uğraştığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece verilen karar, 11/12/1997-27/12/2010 arası dönem yönünden tevkifat veya ürün teslimi bulunup bulunmadığı belirlenmeden, 01/10/1995-10/12/1997 tarihleri arası ve 27/12/2010 tarihinden sonraki dönem yönünden tescilli olup hukuki yararı bulunmadığından hatalı olmuştur. Yukarıda belirtildiği gibi prim kesintisine dayalı tespit davalarında, ilk prim kesintisinin yapıldığı yılı takip eden yıllarda da, prim kesintisinin veya ürün tesliminin yani tarımsal faaliyetin sürekli olması gerekir. Sürekli prim kesintisi ve ürün tesliminden amaç, bunun her yıl yapılabileceği gibi, prim kesintisi veya ürün tesliminin iki yıla kadar olan süre dışında devam ettiği durumlarda da tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilir. Uyuşmazlık konusu olan 11/12/1997-27/12/2010 tarihleri arası dönemde, prim kesintisi veya ürün tesliminin bulunup bulunmadığı araştırılmadan, öte yandan 01/10/1995-10/12/1997 tarihleri arası tescilli olup hukuki yararı bulunmadığı hususu dikkate alınmadan sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş,
1-) davacının 01/10/1995-10/12/1997 ve 27/12/2010-27/02/2013 tarihleri arası tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescilli olup hukuki yararı bulunmadığından bu dönemler yönünden reddine,
2-) 11/12/1997-27/12/2010 tarihleri arası döneme gelince, yukarıda belirtilen hususlara uygun ayrıntılı araştırma yapılarak prim kesintisi veya ürün tesliminin bulunup bulunmadığını araştırmak eğer varsa şimdiki gibi davanın kabulüne, yoksa davanın reddine, karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.